Aylık Arşivler: Kasım 2014

Java Günlükleri: Başlangıç


Bu sene kendimi geliştirme adına bir şeyler yapmaya karar vereli 2 ay oluyor. Ama bu sürede elle tutulur bir gelişme olmadı. Saz kursuna gideyim dedim saz istediler. Onu da alamadığım için erteledim. Son olarak ya bir yabancı dil öğreneyim ya da kod yazmayı öğreneyim dedim. Yabancı dili seçsem daha iyiymiş ama ben kalkıp kod yazmayı

Siz yanlış biliyorsunuz!


Şunlardan birer tanesini seçin desem; Zenginlik mi fakirlik mi? Şöhret mi sıradanlık mı? Mutluluk mu acı çekmek mi? Sıcak mı soğuk mu? İstisnaları saymazsak büyük çoğunluk ilk sıradakileri seçmiştir. Çünkü her insan bunlara sahip olmak ister. Mi acaba? Bence siz yanlış biliyorsunuz. Kimya dersi görenler hatırlayacaktır; NŞA yani “normal şartlar altında” diye bir kavram vardır.

Uzayın seslerini dinlemek ister misiniz?


  Geçen gün karşıma çıkınca biraz dinleyip ürpermiştim. Bir kenara not edip günler sonra yeniden dinledim. Yine aynı ürperme, korku, yalnızlık hissi sarmaladı benliğimi. NASA uzaya gönderdiği bazı araçlara yerleştirdiği plazma dalgası antenleriyle solar rüzgârlar, iyonosfer ve gezegen manyetosferlerindeki partiküllerin oluşturduğu titreşimleri kaydetmiş. Sonra bunları stüdyo ortamında insan kulağının duyabileceği kadar yükseltmiş. Uzayda hava olmadığı

Ülkemizin sırtındaki kambur


Bu şehr-i Stanbul ki bî misl-ü bahâdır / Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır. Şair Nedim İstanbul için bu iddialı sözleri sarf ederken kast ettiği elbette içinde yaşadığı devir ve o devrin İstanbul’uydu. Lale devrinin, devletin içinde bulunduğu durumu görmezden gelme pahasına şiire, güzelliğe, estetiğe meyledildiği debdebeli günlerinde İstanbul’un lale denizini andıran bahçelerine bakarak yazdığı

Bir acayip memleket


Ülkemin her köşesini istisnasız severim. Bir taşını başka ülkelerin tamamına değişmem. Ama içinde yaşayanlara söz sırası geldiğinde maalesef aynı şeyleri söyleyemiyorum. Ülke geneliyle ilgili konuşmayacağım. “Herkes evinin önünü süpürse…” misali yaşadığım ilçeden bahsedeceğim azıcık. Memleketime oldukça uzak yerlerde okudum, yaşadım, öğretmenlik yaptım. Sonra Allah nasip etti, komşu ilçeye atandım. Ama ortada cevabını bulamadığım sorular, çözemediğim

Kişisel Gündemim


Ülkemizin gündemi pamuk ipliğine bağlı maalesef. İsteyen istediği an keyfine göre değiştirebiliyor. Bir yerden sonra takip edemiyor insan. “Ne haliniz varsa görün, Allah belanızı versin” deyip televizyonu kapatarak kendi iç dünyanıza çekilmeniz gerekiyor. Doğal olarak kendi gündeminizdeki olaylarla zaman öldürüyorsunuz. Ben de öyle yapayım dedim. Bakalım benim kişisel gündemimde neler oluyor: -Yeni aldığım telefona alışmaya

Kış Uykusu-Zaman Geçiyor


Kış uykusu Bazen insanoğlu da kış uykusuna yatsa diye düşünüyorum. Düşünsenize yaz boyu çalışıp çabalayacaksınız, karnınızı da tıka basa dolduracaksınız, sonbahara doğru sıcak bir sobanın etrafına kıvrılıp uyuyacaksınız. Bunu okuyunca uykuyu çok sevenlerin gözlerinin parladığından eminim. Hele her sabah erkenden işe gelip akşama kadar bir iş yapıyormuş gibi görünerek saatlerce internette “uykusuzluk” ve “çok çalışıyoruz”

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.