Acı Çekmek Güzeldir


 

Ben çocuk ruhlu birisiyim. Yıllardır da içimdeki çocuğu öldürmemek için kendimle ve çevremle mücadele içindeyim.

Her çocuk gibi ben de acı çekmekten nefret ederim. Çocuklar bir yeri acıdığında nasıl salya sümük ağlarsa ben de canım acıdığında ya ağlarım ya da şiir yazarım.

Amma velakin son zamanlarda acı çekmenin çok güzel bir yanını keşfettim; insana yaşadığını hissettiriyor.

Nasıl yani?

Şöyle yani; hiçbir mutluluk sürekli gülümsetmez bizi. Bir süre sonra sıradanlaşır ve unutulur. Mutlu anlarımız geçer geçmez biz yine kendimizi otomatik pilota alır, iç dünyamıza çekiliriz. Zaten bir gün içinde yaptığımız şeyler genelde standarttır. Bu nedenle bilinçli davranmayız. Vereceğimiz tepkiler, kullanacağımız kelimeler bellidir. Nadir anlar dışında kontrolü ele almayız ve hep iç dünyamızda yaşarız. Zamanla dış dünyada yaşadığımızı bile fark etmez oluruz.

Ta ki canımız yanana kadar.

Canımız yandığı an otomatik pilotu devre dışı bırakıp kontrolü ele alırız.

Aslında olay basittir; her zaman geçtiğimiz yoldan geçerken birisi orada olmaması gereken bir şeyi oraya koymuştur. Biz de baksak bile görmediğimiz modda olduğumuz için bir yerimizi çarparız. Bilinçsiz bir çarpış olduğu için canımız fena yanar.

Eskilerin bir sözü vardır; “neren acıyorsa kalbin orada atar” diye. Artık kontrol sendedir ama acını bir anda kesecek bir şey olmadığı için acı yok olana kadar onu dolu dolu hissedersin. Yine kontrol sende olduğu için bilincin de yerindedir ve o ana kadar fark etmediğin şeyleri keşfetmeye başlarsın. Biraz daha dikkatli düşününce fark edersin ki; sen yaşıyorsun.

Fiziksel acılarda durum bu. Peki ya içimizi acıtan durumlar?

Aslında onlar da aynı işlevi görüyor. Sadece onların mesajı biraz farklı; yaşıyorsun ama sonsuza kadar değil!

Sevdiğimiz birisini kaybetmek, aşk acısı çekmek, yapayalnız kalmak, çok istediğimiz bir şeye ulaşamamak… Bunlara benzer içimizi acıtan yüzlerce durum yaşasak da hepsinin ortak noktası “sen yaşıyorsun, bu dünyaya imtihan için gönderildin, bu imtihan bir gün bitecek, hiçbir şey sonsuz değil” sözlerini kulağımıza fısıldamasıdır.

Acı çekmenin bir diğer güzel yanı da insanı olgunlaştırması.

Spor salonuna ilk gittiğimiz gün her yerimiz ağrı-sızı içinde kalır. Ama spor aletleriyle çalışmaya devam edersek kaslarımız güçlenir ve artık ağrı çekmeyiz.

Acı çekmeye ilk başladığımız gün bize sonsuz gelir. Ama acılarımızın üstesinden gelmeyi öğrenirsek daha sonraki acılar bizi çok fazla dokunmaz.

Bu nedenle bazı insanların olduğundan daha yaşlı görünmesi gayet normaldir.

Bunlar acı çekmenin güzel yanlarından sadece birkaçı.

Şunu unutmayalım; yaratılan hiçbir şey boşuna değildir. Acı da bize verilen güzelliklerin kıymetini bilmemiz için özel olarak var edilmiştir.

Bunun farkına varalım ve çektiğimiz acıların tadını çıkaralım:)

Her ne kadar acının güzel yanları olsa da Allah kimseye acı yaşatmasın inşallah.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Kafayı değiştirmedikten sonra… başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

4 yorum

  • Reyhan
    3 Ekim 2013 de 16:52

    Öyle bir anlatmışın ki,yazının sonuna gelince,”şöyle dolu dolu bir acı olsa da çeksem” dedim. Heveslenilecek bir şeymiş gibi:) Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermezmiş..

    • Aruchan
      Cem Baki
      3 Ekim 2013 de 17:21

      Aman aman, Allah kimseye acı vermesin. Ama geldiği zaman da kıymetini bilmek lazım:)

  • inci
    3 Ekim 2013 de 22:18

    hocam o kadar güzel anlatmışsınızki diyecek bişey bırakmamışsınız 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.