Aforizma Kasmak 2


 

İlk bölümü çok beğenilen yazımın ikinci bölümüyle karşınızdayım. Buradaki aforizmalar kendi üretimim olup esinlenmeler olabilmektedir.

-Yıllardır sağcı-solcu dediler, alevi-sünni dediler, Türk-Kürt dediler, fenerbahçeli-galatasaraylı dediler. İllaki bir bölücülük yapacaklar şimdi de çapulcu-rabiacı çıkarmışlar.

-“Ruh hastası” deriz ya. Aslında ruh hasta olmaz. Sadece; kendisine yıllarca kulak vermeyen efendisinden davranışlar yoluyla intikam alır.

-2 dakika önce en ağır sözleri söylediği ya da işittiği kişiyle 2 dakika sonra kol kola kapıdan çıkıp gitme yüzsüzlüğünü gösterebilmeye “siyaset” diyoruz.

-Reklamda el öpmeyi bayram harçlığına onu da kredi çekmeye bağlayan bankaların zekâsına limon sıkayım.

-Bak evlat ben hayatta üç şeyden nefret ederim:
1-Durmadan Google’ın doodle’larını haber yapan teknoloji sitesi
2-Durmadan telefon incelemeleri yayınlayan teknoloji sitesi
3-Durmadan facebook ve apple haberleri yapan teknoloji sitesi

-Diğer şeyleriniz hangi kalitede olursa olsun şu iki şeyi mutlaka en kalitelisinden alın; yatak ve tuvalet kâğıdı.

-Bazı insanlar var ki; hiçbir şey yapmasalar bile yakınınızda bulunmaları sizi mutlu eder.

-Çocukken “büyüyünce ne olacaksın” sorusundan, ergenlik çağlarımda da “dersler nasıl” sorusundan nefret ederdim. Ama şimdi bir çocuk veya ergen görsem aynı soruları ben soruyorum. Sanırım psikolojik:)

-Acı hissetmek insana yaşadığını fark ettiriyor.

En nefret ettiğim şeylerden birisi de; beni tanıyan birisini tanıyamamak, hatırlayamamak. O insanı takmıyormuşum gibi hissediyorum.

-Allah’ım bize zamanın modasından, akımlarından ve sanatçılarından etkilenmeyecek kadar güçlü karakterli evlatlar nasip eyle, amin!

Teravih namazı rehavet (ferahlama) kelimesiyle aynı kökten gelmektedir. Ama elemanlar rekabet (yarışma) kökünden geldiğini sanıyorlar sanırım. Tut tutabilirsen!

-Eskiden “aşık oldum” demeye korkar sadece “seviyorum” derdik. Şimdi 3 yaşındaki çocuğun dilinde bile aşk var.

-Bir kimse için “hiç” olmadan “hep” olunmaz.

İnsanların aşırı rağbet gösterdiği şeye her zaman ihtiyatlı yaklaşmışımdır.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Çay ve Kahve başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

2 yorum

  • Beraat
    6 Kasım 2013 de 13:07

    Herşeyin fazlası zarar. Bu yazıda az değinmişin bir dahaki yazıda daha çok konuya değinmeni bekliyorum abi 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.