Aforizma Kasmak 7


Devamı gelir mi gelmez mi diye yazdığım yazı dizisinin yedincisiyle karşınızdayım:) İlk altı yazıyı üstteki arama çubuğuna “aforizma” yazarak çıkan sonuçlardan okuyabilirsiniz.

Buyrun o zaman:

-Ortada bir kangren durumu varsa; bugün parmağına acıyan yarın kolunun acısına hazır olmalıdır.

-Cümlelerinizi tamamlayan ve en saçma esprilerinize bile gülen insanı, cinsiyeti ne olursa olsun yanınızdan ayırmayın.

-Ülkenizde veya şirketinizde liyakatsiz kişilere makam verilen bir sisteme geçerseniz güneşin doğarken batışını izlersiniz.

-Yıllardır elektrik faturalarından pay alıp haftalarca “şampiyonlar ligi” reklamı yaptığı halde maç saatinde şifre koyan kanala trt1 denir!

-Komşuda düğün var, önce dıp tıs, sonra euzü billah… Halkımızın okumakla geçmeyen cehaletinin ve arada kalmışlığının en büyük göstergesi…

-castin bibır’a üsküdarda milyon dolarlık ev hediye edilecekmiş, adamın sanki ihtiyacı var! o parayla bin fakire ev hediye et desen etmezler.

-Bazı kızların düğün zamanı yaptığı anlamsız şatafatı ve gösterişi görünce tek diyebildiğim: bu kadar mı meraklıydınız?

-Stupidity is NOT freedom! (Aptallık özgürlük değildir!)

-Online oyunların en güzel zamanı kapalı beta halleri. Ne zaman ki açık betaya geçiyor, oyunun suyu çıkıyor.

-Tamam, çocuklar ve gençler camiye gelsin ama gelenlerin bazısı sırf namazı trollemek için gelmiş gibi…

-Keşke bilim adamlarımız kan yerine yağ emebilen sivrisinek üretse, zayıflamaya çalışan herkese satar, tüm dünyayı ele geçirirdik:)

-Bazı kadınlar gelinlik giymeyi hak etmiyor!

-Lütfen kimse bana yan koltukta annesiyle oturan ve annesinden daha büyük gösteren canlının küçük bir kız çocuğu olduğunu iddia etmesin.

-Kalitenin bağırıp çağırmaya ihtiyacı yoktur, kalitesizlik ise “reklam” ister.

-Ramazan bayramı mı şeker bayramı mı tartışmasının kesin sonucu: meğer WhatsApp bayramıymış.

-Bizde akrabalar üçe ayrılır: kızını istiyoruz diye küsenler, kızını istemiyoruz diye küsenler ve niye küstükleri belli olmayanlar.

-İnsanımız ya hocanın eksiğini bulmak için ya da sevmediği kişiyi nasıl cehenneme sokarım diye hocalara soru soruyor. NET!!!

-Bizim hastane personeli şiddeti önleme yolunu bulmuş: “dizi izletmek” şimdi herkes kuzu gibi sırasını bekliyor.

-Diyanete sordum; sahurda twit atmak sevap değilmiş. Kesin bilgi, yayalım arkadaşlar:)

-Nihat Hatipoğlu önüne geleni kuş tüyüyle gıdıklarken Mustafa Karataş da zımpara kağıdıyla törpülüyor. Henüz bunların ortası çıkmadı:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Korku ve Yemin başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

5 yorum

  • Yeşeren Yaprak
    14 Ekim 2015 de 15:54

    Yağ emebilen sivrisinek çok güzel bir fikirmiş 🙂

  • Beraat
    16 Ocak 2016 de 23:22

    “Aforizma kasmak” guzel fikir devami gelmeli 🙂

  • Elanur
    27 Ağustos 2017 de 23:37

    eğlenceli bir yazı olmuş ben en çok insanların hocaya neden soru sordukları ile ilgili olana güldüm ellerinize sağlık

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.