Biraz şundan biraz bundan…


Bazen gerçekten kendimi çözemiyorum.

Aniden bir öküz gelip oturuyor içime ve ben o öküzü tanımıyorum maalesef.

Yine sebebini bilmediğim bir hüzün dalgası beynimi ve ruhumu kasıp kavururken sadece izliyorum.

Ne oldu, nasıl oldu, nerden çıktı bu boğucu hava. Göğsüme dizini koymuş, biri bastırıyor sanki. Gerçi zaman zaman olurdu bana hatırlıyorum ama aylardır uğramamıştı. Ben de bir daha gelmez diyerek rafa kaldırmıştım bu kâbusu. Sanırım hata yapmışım.

Bu havayı ve kafayı dağıtmak adına birkaç konuya değinmek istiyorum:

*Bu kaçıncı annemden uzak anneler günüm bilmiyorum. Çocuk yaştan beri gurbet gurbet dolanıyorum. Yıllarca anasının dizinin dibinde yaşayıp daha sonra ayrılmak zorunda kalanlar gözyaşlarıyla isyan ederken ayrılığa, ben sanki o hisleri yaşamıyormuşum gibi rol kesiyorum. Ailesini bırakıp benimle buralara gelen eşim bana dayanmış, ben de eşime dayanmışım, özlem duygusu içimizde yokmuş gibi davranıyoruz. İleride yaşanacak kavuşmaların mutluluğuyla avunma gayretindeyiz.

*Yine devletin zirvesi karışmış. Bir tarafta hükümeti eleştiren bir adam diğer tarafta bu adama tepki için salonu terk eden hükümet. Hayır, cumhurbaşkanı ve genelkurmay başkanına ne oluyor orasını anlamadım. Hükümeti temsilen başbakan terk etse yetmiyor muydu? Ve olay neden günlerce uzatılıyor? Yaptınız bitti kardeşim. İnsanların zamanını çalmayın. Farklı konulara yönelin artık.

Bu olayın ardından halkımız da ikiye ayrılmış durumda. Kimisi konuşma yapanı destekliyor, kimisi salonu terk edeni. Fark ettiniz mi bilmiyorum. Ne zaman biraz bütünlük sağlasak hemen yeni bir şey patlak veriyor ve halkımızı ikiye ayırıyor. Birleşemedik bütünleşemedik yıllardır. Ya şucusun ya bucusun. Ortası yok!

*Sosyal medyayı sallayan bir fotoğraf görüldü son günlerde. Gerçi her an sosyal medyayı farklı bir şey sallıyor. (Sanırsın fay hattına yapılmış ev.) Ama bu defaki farklı çünkü herkesten tepki aldı bu fotoğraf: Düzce’de bir konserde erkeklerin omuzuna çıkmış üniversite öğrencisi türbanlı kızlar.

Malum kesim zaten dindar insanlara laf söyleyecek yer ararken ekmeklerine yağ çalan bir görüntü oldu.

Dindar kesim de büyük tepki gösterdi bu görüntüye. Kimisi onların konserde ne işi var diyor, kimisi onların omuzlarda ne işi var diyor, kimisi bu ülkede başörtü mücadelesi bunun için verilmedi diyor, kimisi diğer insanların ağzına laf verilmemeliydi diyor.

Bu insanların bu şekilde ifşa edilmesi elbette iyi bir şey değil. Ayıplamak kötülemek kolay iş. Zor olan, bu insanlara doğrusunu güzel bir şekilde anlatmak. Ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; insanlardan bu kadar tepki gördüyse ortada yanlış bir şeyler vardır. İnşallah bu olayın failleri bu olaydan haberdardır da ibret alırlar.

Her şey kafamın içi gibi arap saçı.

Akıl ve ruh sağlığımızı koruma adına yok sayıyoruz, görmezden geliyoruz çoğu şeyi. Savunma duvarları örüyoruz görünmez çelikten.

Ellerimizi açıp dua etmekten başka neye yeter ki gücümüz?

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Anneler Günü için hediye önerileri başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

1 Yorum

  • Reyhan
    12 Mayıs 2014 de 08:35

    Bir gündem yazısı oldu bir nevi 🙂
    Hüzün dalgasının sebebi de belki bahar yorgunluğudur,tam ne zamanlarda olur bilmiyorum da gerçi.. Ya da benim teorim olan geçmişten fark edemediğin birşeyler.. Derinlere inip,çözmek lazım

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.