Blog yazarı ile köşe yazarı


DİKKAT: Tamamen kişisel görüş içerir.

La Fontaine’in masallarını akla getiren bir başlıkla karşınızdayım.

Dün yayınladığım çeviri yazısındaki yazım becerisini geliştirmek için gereken altı maddeden birisi de “iyi yazarları takip etmek, onların yazılarını okumak, tarzlarını taklit etmek” idi. Ben de blogumda daha çok köşe yazısı tarzında yazdığım için gazetelerdeki köşe yazarlarının yazılarını topluca gösteren birkaç site üzerinden yazılar okumaya çalıştım.

Çalıştım diyorum çünkü okuyamadım. Neden okuyamadığımı maddeler halinde yazarken bir yandan da severek okuduğum bloglarla kıyaslama yapmak istedim.

-Öncelikle köşe yazarlarının %99.999’u siyaset üzerine yazılar yazıyor. İlginç, değişik, faydalı yazılar aradım ama birkaç tarihi yazının haricinde hepsi siyasi yazılardı. Okumadım, okuyamadım. Zaten tarihi dediğim yazılar da lafı evirip çevirip siyasete getirmiş. Bu neden böyle bilmiyorum. Belki de gazete sahipleri “ben size para veriyorum, siyasi yazacaksınız, ben sizin ağanızım, ben ne dersem o olur” dediği için böyledir. Ya da her gazete sadece siyasi yönü olanları köşe yazarı yapmıştır. Orasını bilemiyorum.

Blog yazarları ise daha çok ilginç, değişik, faydalı yazılar yazmaya; böylece dikkatleri üzerine çekmeye çabalıyor. En azından kişisel blog dediğimiz bloglar bu şekilde hareket ediyor.

-Köşe yazılarının dili ağır ve anlaşılmaz. Siyasi, iktisadi terimlere bulanmış, ne demek istediğini yazarın bile çok anlamadığı bir tarzda yazılmış. Sanırım yazar burada “siz önce bu yazıyı anlayacak seviyeye gelin, sonra okuyun” demek istemiş.

Blog yazarları da yazık, “aman yanlış anlaşılırım”, “aman ne demek istediğimi anlamazlar da bir daha gelmezler” diye güzel Türkçeyle akıcı, anlaşılır yazılar hazırlamak için taklalar atsın dursun.

-Fazlaca ağır, fazlaca acıtıcı, fazlaca yaralayıcı yazılar daha beğenildiği için köşe yazarları avukatların, kazandıkları paraların ve patronlarının gölgesinde salvolar atarken blog yazarları kimseyi kırmadan, efendi efendi yazılarını yazıyorlar.

-Gelir ve eğitim düzeyleri yüksek olan köşe yazarları lüks villalarında oturdukları yerden halkı hatta yöneticileri bile tepeden bakan bir dille eleştirirken, yazılarına verilen cevaplara dönük bakmaya tenezzül etmezken bir blog yazarı yapılan en ufak bir yorumda bile mutluluktan havalara uçar.

-Bir gazeteden köşe kapabilmek için epey yol kat etmek, epey kalantor, epey ensesi kalın olmak gerekirken blog yazarı olmak için sadece kaliteli yazılar yazmanız ve bunu internetten yayınlamanız yeterlidir.

-Köşe yazarları birbirleriyle bile geçinmekte zorlanırken blog yazarları birbirlerini severek okur ve takip ederler.

Farkındayım;

Devlerle cüceleri çarpıştırıp cüceleri galip getiren torpilli bir yazı yazdım.

Lakin, çok sinir oldum.

Yüzlerce yazı-yazar arasından okunmaya değer bulduğum bir içeriğe ulaşamadım.

Eğer kendini okutan, tarzını sevdiğiniz bir köşe yazarı biliyorsanız yorum bölümünden belirtmenizi rica ediyorum. Ama sakın siyasi tarzda yazan birisi olmasın.

Eniğinden cücüğüne, köylüsünden kentlisine, köşe yazarından spor yorumcusuna siyaset konuşan bir ülkede –sanırım istisnayım ama- ben siyasi yazılar okumak istemiyorum.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Niçin yapıyorsunuz, anlamıyorum! başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

9 yorum

  • Halil İbrahim
    28 Nisan 2015 de 08:40

    Sen Çok Şey istiyorsun. Köşe yazarı Salvolarla Siyaset yapmazsa nasıl villalarda köşklerde yalılarda oturacak. Kolay mı bir maaşla oralarda oturmak son model arabalar binmek. Şunu unutma bir gün karşına büyük paralarla bir teklif çıkarsa bu sözünün altına kalabilirsin. :)))

  • Tuna Özkurt
    28 Nisan 2015 de 11:23

    Güzel bir konuya değinmişsiniz. Ben de Eskişehirde yerel bir gazetede köşe yazarlığı yapıyorum. Siyaset yazarak başladım. İyi de yazıyordum, sivri dilim vardı. Ancak siyaset yazmayı bıraktı. Ne bana ne de okurlara faydası vardı. Daha çok yapıcı, eleştirel ve insanları aydınlatacak yazılar yazmaya başladım. Dediğiniz gibi siyaset yazmayan köşe yazarı bulmak zor. Benim de yakındığım konulardan birisi bu. Bazı arkadaşlsrım hangi yazarı takip ediyorsun diyor. Hiçbirini diyorum. Çünkü hiçbiri tarzım değil. Gerçekten takip edilebilecek,örnek alınabilecek yazar hiç yok denecek kadar az.

  • Aslan
    28 Nisan 2015 de 11:26

    Kesinlikle bahsettiğiniz konuda biz cüceler haklıyız. O devler devleşene kadar ne olduklarını unutuyorlar. O yüzden bu yola çıkarken ne olurlarsa olsunlar köşe yazarlığına gelene kadar kendilerini kendi yapan tüm özelliklerini kaybedip o herkese tepeden bakan devlere dönüşüyorlar

  • Ofis Koltukları
    28 Nisan 2015 de 17:01

    Üstad sitenizi yakından takip ediyorum. Her paylaşımınızda yeni bir şeyler öğreniyorum. Çok teşekkürler.

  • Murat Aktaş
    28 Nisan 2015 de 23:37

    Bizim gibi cücelerin yazarken birilerine yaranma, yaltaklanma, yalakalık yapma gibi durumlarımız yoktur, bu yüzden -genellikle- siyaset yapmaya da ihtiyacımız yoktur. Bizim için sınır sadece blogumuzun duruşu, karakteri ve kategorileridir. Ayrıca biz ‘filanca bürokrat, diplomat’ okusun diye yazmayız. İçimizden geleni ve okuyucuya faydalı olanı yazmaya çalışırız.

    Güzel karşılaştırma yazısı için teşekkürler,
    Selam ve dua ile…

  • Suat
    29 Nisan 2015 de 09:23

    Bir şirket blogunu yönetseydik bu kadar serbest olmazdık şüphesiz.

  • Mustafa
    3 Mayıs 2015 de 19:00

    Merhaba Cem Bey, gerçekten güzel konulara değinmişsiniz. Siyasi içerikli yazıları bende okumak istemiyorum. Sizinde bahsettiginiz gibi, köşe yazarları “kendini beğenmiş” denebilecek tarzda, gelen yorumları önemsemezken, blogger’ları dünyanın en mutlu insanı haline getirebiliyor.

  • Kedi Dedi
    15 Mayıs 2015 de 23:39

    Allahtan siyasi yazmıyoruz. Zaten yazacak gücümüzde, arkamızda dayılarımızda yok. Biz kendine yazarlarız.

  • Avcılar Vaillant Servisi
    25 Kasım 2015 de 11:42

    hocam gerçekten güzel bir konuya değinmişsiniz teşekkür ederiz

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.