Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?


İzlediğimiz yabancı filmlerde sık sık gördüğümüz bir sahne vardır;

Elemanların ne zaman başı sıkışsa ya soluğu kilisede alırlar ya da ellerine bir haç alıp dua etmeye başlarlar.

Hele hele düğün ve cenazelerde “peder”ler olmazsa olmaz kişilerdir. Belediye Başkanı huzurunda imza töreni’ni zaten hiç görmezsiniz.

Bunları gördükten sonra bir an kendi ülkemin halini düşünürüm;

Filmlerde Hoca görmek neredeyse imkânsızdır. Eğer ki hoca varsa %90 onlarla dalga geçmek üzere çekilmiş bir sahne izleyeceksinizdir.

Camiye gidip dua eden kişi binde bir görünür. Hatta çoğu zaman Ezan sesi bile duyulmaz filmlerimizde.

Düğünler zaten öyle bir hal almış ki insanın aklı almıyor.

Etrafınıza bir bakın, düğününe hoca çağırıp düğünü onlarla yapan kaç kişi var?

Yiyeceğiniz damga zaten önceden bellidir; cemaatçi, tarikatçı, dinci… Hatta bazen yobaz, gerici…

Öyle düğünlere kimse gitmek istemez. “Ne? Senin düğün ilahili mi? Kusura bakma, ben öyle düğünlere gelemem. Ama takı gönderirim merak etme!”

Adamlar medeniyet denilen yaratığın bütün emirlerini yapar. Teknolojide ilk sıralarda yer alır. Ama başları sıkışınca Tanrı’larından yardım diler. Ona dua ederler ve kimse onları ayıplamaz.

Kendi kafalarına göre değiştirip saptırdıkları din ve kitapları her zaman yanıbaşlarındadır. Biz de ağzımız açık izleriz o filmleri.

Peki filmlerini izlediğimiz ülkeler dindar ülkeler midir? Kesinlikle HAYIR!

Ama hala İslamiyet’in ülkeleri geri bıraktığına inanacak kadar ilerici(!!!) insanlar görürüz. Mesele bizim tembelliğimiz değildir. “Çalışmak ibadettir” diyen dinimiz suçludur (haşa).

Söz sırası gelince “halkının %90’ı Müslüman olan bir ülkeyiz” demekten çekinmeyiz.

Şimdi soruyorum; Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

İşte bu basit, saçma düşünceleri bıraktığımız an biz çok büyük atılımlar yaparız bence.

NOT: Zengin kesimin yaptığı, lüks ve israfın kol gezdiği, tuhaf giyimli sözde kapalı bayanların güzellik yarışı içine girdiği ve açık sosyetenin yaptığı düğünlerden geri kalmayan İslami (!) düğünler yukarıda bahsettiğim “bence olması gereken düğünler” kategorisine dahil değildir.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Kader nedir? başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

1 Yorum

  • bilgfildiz
    14 Ekim 2012 de 20:30

    yozlaşmanın doruklarda gezdiği şu günlerde çok doğru bir noktaya parmak basmışsınız .
    insanlar kendi dininden utanır hale geldi ülkemizde yazık ki..
    bakmakla görmek arasında kocaman fark burada ortaya çıkmış gibi ..
    elinize sağlık.. yine de şükrolsun ki hala bir şeylerin farkına varabilenlerimiz var ..

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.