Tarama kategorisi Hikayelerim

Martı ile Buzdağı


Çok eski zamanlarda martılar ülkesinde neşeli bir martı yaşarmış. Her gün ama her gün neşeli haliyle çevresine mutluluk dağıtan bu martıyı bazı martılar severken bazı martılar geveze olarak görürmüş. Balık tutmak ve çene çalmaktan ibaret olan martı hayatının sıkıcı gelmeye başladığını hisseden geveze martımız bir gün kimseye söylemeden ortadan kaybolmuş. Diğer martılar onun yokluğunu fark

Klavye Kabadayısı


Manav Harun otuzlu yaşlarının sonunda, sıradan bir ilçe esnafıydı. Akşama kadar eşi ve iki çocuğu için çabalar dururdu. Hafif kır saçları ve gür bıyığıyla dinç bir görüntüsü vardı. Zaman zaman akşam yemeğinden sonra kahvehaneye gider, çocukluk arkadaşlarıyla bir yandan okey oynarken diğer yandan her Türk vatandaşı gibi ülkeyi kurtarırdı. Kardeşi Musa ise abisinin zıttına kafası

Ayı ile Kelebek


Masal bu ya; bulutlar üzerinde kurulmuş olan kelebekler ülkesinde çıkan sert rüzgâr genç bir kelebeği bir anda tuttuğu gibi havaya kaldırmış, havada birkaç tur attırıp yeryüzüne doğru düşürmeye başlamış. Kelebek son bir gayretle direnmeye çalışmış rüzgâra ama bu ona pahalıya patlamış; kanadının biri yırtılmış. Sonra da döne döne çayırda tembel tembel yatmakta olan bir ayının

Psikopat


Banyodan gelen seslere uyandı Asaf Efendi. Uyuyakaldığı çekyattan usulca başını kaldırıp dinledi sesleri. Evet evet, banyodan geliyordu ses. Yine havalandırma penceresinden kuş girdi galiba diye düşünerek ağır adımlarla banyoya yürüdü. Kapıyı açtığında şofbenin üzerine tünemiş olan minik bir serçe kapıya hücum ederek evin diğer odalarına kaçtı. Asaf Efendi sabırlı bir adamdı. Peşinden gitti. Oturma odasına

Susamlı çubuk kraker


Çocuk son günlerde halsiz, iştahsız ve sürekli baş ağrısı olduğu halde derslerinden geri kalmamak için zor güç okula gidiyordu. Öğleden sonra ayaklarında kalan son takat de kesilince yere yığıldı. Öğretmeni kucakladığı gibi evine götürüp annesine teslim ettikten sonra doktora götüremediği için vicdan azabı çeker gibi ağır adımlarla gerisin geri döndü. Çocuğun babası gurbette çalışıyor, zaman

Komşu köyün eşeklerinin ayak sayısı


90’lı yılların başı… Anadolu’nun bir köyünde aralarında bir buçuk yaş olan iki kardeş yaşamaktadır. Büyük kardeş kardeşinin doğumuna sevinmesine rağmen ilerleyen zamanda aralarındaki yaş farkının az olması sebebiyle küçüğün büyükle rekabete girmesinden hoşlanmamaktadır. Büyük ilkokula başlamış, küçük ise okul yaşına gelmeyi beklemektedir. Abi her gün mavi önlüğü ve güzel çantasıyla okuldan gelip ödev yaparken küçük

İlk Secde


İlkler unutulmaz derler. Gerçekten de doğruymuş. Hele çocukluğunuzda olursa hiç çıkmıyor aklınızdan. Bir gün annem, abimle beni yanına çağırdı. “O kadar camiye gidiyorsunuz. Niye namaz kılmıyorsunuz? Gidin abdest alıp gelin” dedi. Yaşlarımız yedi veya sekizdi olsa gerek. Annem biraz eli maşalıdır. Babam İstanbul’a çalışmaya gidince üç erkek çocukla baş edebilmiş bir kadın. Çok kızarsa soba

google+ ta takip et!

Twitter’da Takip Et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.