Tarama kategorisi Hikayelerim

Komşu köyün eşeklerinin ayak sayısı


90’lı yılların başı… Anadolu’nun bir köyünde aralarında bir buçuk yaş olan iki kardeş yaşamaktadır. Büyük kardeş kardeşinin doğumuna sevinmesine rağmen ilerleyen zamanda aralarındaki yaş farkının az olması sebebiyle küçüğün büyükle rekabete girmesinden hoşlanmamaktadır. Büyük ilkokula başlamış, küçük ise okul yaşına gelmeyi beklemektedir. Abi her gün mavi önlüğü ve güzel çantasıyla okuldan gelip ödev yaparken küçük

İlk Secde


İlkler unutulmaz derler. Gerçekten de doğruymuş. Hele çocukluğunuzda olursa hiç çıkmıyor aklınızdan. Bir gün annem, abimle beni yanına çağırdı. “O kadar camiye gidiyorsunuz. Niye namaz kılmıyorsunuz? Gidin abdest alıp gelin” dedi. Yaşlarımız yedi veya sekizdi olsa gerek. Annem biraz eli maşalıdır. Babam İstanbul’a çalışmaya gidince üç erkek çocukla baş edebilmiş bir kadın. Çok kızarsa soba

Kan Lekesi


NOT: Bu hikâyeyi yıllar önce internette okuyup çok etkilenmiştim. Bu nedenle de hiç unutamadım. Böyle güzel bir hikâyenin kaybolup gitmesine gönlüm razı gelmediği için bugün hikâyeyi aklımda kaldığı kadarıyla kendi cümlelerimle tekrar hayata döndürmek istedim. Deniz ikinci öğretim olduğu için gece vakti okuldan çıkmış, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda şemsiyesini açıp otobüs bekliyordu. Aniden sokak lambaları

Çok Uzaklarda


Kahvesinden bir yudum daha aldı. O kadar dalgındı ki arkadaşının neden bahsettiğini bile bilmiyordu. Oturdukları kafe sahilde olduğu için deniz neredeyse ayaklarının dibine kadar geliyordu. Ama bu deniz onun alışık olduğu deniz gibi hırçın değildi. Uyuşuk bir kedi gibi sürtünüyordu kumlara. Daha bir sene bile olmamıştı ailesinden ayrılalı. Dile kolay, tam 23 sene ailesinin dizinin

Dünyanın en zor işi


-Doğu’da bu işi yapmak çok zor abi! -Bütün tayin haklarımızı elimizden aldılar. Batıdakiler batıda, doğudakiler doğuda kaldı. -Maaşı da diğer memurlara göre az. Tatilimiz çok ama bedenen ve ruhen yıpranıyoruz. -Kesinlikle en zor ve en önemli meslek bizimki! -Aslında köyde olmasak bu kadar yorulmazdık. Şehirdekiler evinin dibindeki okula gidiyor. -Hem şehirdeki çocuklarla ders yapmak daha

Yüzüğün Esrarı


Askerliğinin henüz üçüncü günüydü. Okul günlerinin özgürlük duygusundan kalan sohbetlere biraz olsun katılabilmek için mıntıka temizliklerine severek katılır olmuştu. Hepi topu 18 gün yapacağı askerlik ona 18 aydan daha uzun geliyor, zaman geçirebilmek için türlü saçmalıklar yapıyordu. Mesela; Uğur üsteğmenden dayak yiyeceğinden emin olduğu halde mıntıka temizliğini erkenden bitirip asker koğuşlarının arkasındaki ağaçların serin gölgesine

İki güzel hikâye


Bugün ne yazayım diye düşünürken gün içinde kulağıma çalınan iki olayı hikâyeleştirmeye karar verdim. Umarım beğenirsiniz. Hesap İki arkadaş çok acıkırlar. Yevmiyelerini de yeni aldıkları için kaliteli bir yerde yemek yemeye karar verirler. Girdikleri restoran çok zengin insanların yemek yediği bir yerdir. Garsonu çağırıp bütün bir kelle isterler. Kelle bir tencerenin içinde getirilir. İkisi de

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.