Çocuğunuza Allah’ı Nasıl Anlatabilirsiniz?


Not: Eğer Müslüman değilseniz yazının geri kalanını okumanıza gerek bulunmuyor. Çünkü burada anlatılanlar büyük bir ihtimalle size hitap etmeyecek. Zamanınızı sizi ilgilendirecek şeylerle değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Gözümüzün nuru, evimizin süruru olan çocuklarımıza âlemi ve âlemdeki nizam-intizamı yoktan var eden Rabbimizi ve dinimizi anlatmak her Müslüman ailenin boynunun borcudur. Büyüğe bile anlatırken zorlanılan bu meseleleri bir çocuğa anlatmak hiç de kolay değildir.

Bu yazımda, daha önce okumuş olduğum “çocuklarımıza Allah’ı nasıl anlatalım?” kitabından damıttığım bilgileri maddeler halinde size sunacağım. Çok özet bilgiler olduğu için yeterli gelmeyebilir. Bu durumda yukarıda ismini zikrettiğim kitabı temin ederek daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Örnek olun ve örnekler bulun

Bir çocuğun başta Allah’ı, sonra dinini ve imanını öğrenebilmesi için bir takım şartlar gerekir. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki eğitim; çocuk doğduktan sonra değil, ana karnında değil, daha da öncesinde başlar. Şöyle ki nikâhı sahih, dinini yaşayan ve helal lokma peşinde koşan bir aileden meydana gelecek çocuk bu seçeneklere sahip olmayan çocuktan daha şanslı olarak dini konulara meyilli ve istekli olmaktadır. Önce bu üç şartı bir araya getirip sonra çocuk dünyaya getirmek gerekiyor. Bu konu sadece aile açısından değil içerisinde yaşanılan toplum açısından bile önem arz etmektedir. Bir çiçek bile üzerinde yetiştiği toprağa göre renk ve şekil alırken bir çocuğun ailesinden etkilenmeyeceğini söylemek kör cehaletten başka bir şey değildir.

Çocuk ana karnına düştüğü andan itibaren ailenin sorumlulukları başlamaktadır. Çünkü çocuk anne karnında kısa sürede canlanır ve dışarıdan gelen seslerin farkına varmaya başlar. Çocuğumuz anasının karnında aile kavgalarının gürültüsüyle değil anne-babanın okuduğu Kuran-ı Kerim sesleriyle gelişirse doğumdan sonra ona Allah’ı ve dinini anlatmak çok daha kolay olacaktır.

Çocuk doğduktan sonra 5-6 yaşına kadar namaz kılarak, Kuran-ı Kerim okuyarak, sohbetler ederek önce çocuğa örnek olunmalı, daha sonra büyük şahsiyetlerin menkıbe ve hikâyeleriyle çocuğun merakı bu konulara çekilmelidir. Bu yaşlardaki çocuklar büyük şahsiyetlere özenmeye ve onlar gibi davranmaya başlar. Zaten taklit çocuğun en önemli öğrenme biçimidir.

Çocuğun yaşını ve gelişim evrelerini göz önünde bulundurun

Çocuk konuşmayı öğrendikten kısa bir süre sonra düşünmeye ve çevresini anlamlandırmaya çalışacaktır. Çocuğunuza Allah’ı ve dinini öğretmeye başlamadan önce onun gelişim evrelerini bilmeniz gerekir. Piaget’ye göre gelişim evreleri şunlardır:

Duyusal-motor evre (0-2 Yaş)

İşlem öncesi dönem (2-7 yaş)

Somut işlemler dönemi (7-11/12 yaş)

Soyut işlemler dönemi (11/12 yaş ve üzeri)

İlk evrede yapılabilecek tek şey çocuğun dini şeyleri görmesini ve duymasını sağlamak olabilir. Ancak ikinci evreden itibaren çocuğun hangi davranışları göstereceğini bilerek buna göre anlatım yapılır.

Söz gelimi ikinci evrede çocuklar soyut kavramları algılayacak durumda olmadıkları için sadece papağan gibi sizin öğrettiklerinizi tekrar edeceklerdir. Bu evrede dua ve sure ezberletilebilir.

Üçüncü evrede namaz kıldırmaya başlatılıp bunu beş vakit tekrar etmesi sağlanarak nasıl kılınacağı, neler okuyacağı öğretilebilir. Yine de bu evrede hala çocuk sayıldığı için müsamahalı davranıp bıktırılmamalıdır.

Son evrede ise çocuk artık soyut kavramları algılayabilecek seviyeye geldiği için cennet, cehennem, melek, şeytan gibi kavramlar anlatılabilir. Ayrıca namazlarını ve diğer ibadetlerini kaçırmadan yapması için zorlanabilir.

Kademe kademe ilerleyin

Yukarıdaki maddeden hareketle çocuğa doğrudan soyut kavramlar anlatılıp cehennemle, Allah’ın taş etmesiyle korkutulmamalıdır. İleriki yaşlarda Allah’ı sevmediğini söyleyen çocukların küçükken aileleri tarafından bu şekilde tehdit edildiği görülmüştür. Çocuğun gelişim evresi neyse onu göz önüne alarak bir anlatım yapılmalıdır.

Zamanda ve mekândan faydalanın

Çocuğunuzu Cuma namazlarına, kandil gecelerine götürüp oradaki havayı teneffüs etmesini sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde mübarek zatların kabirlerine, Selatin camilerine, nur yüzlü kişilerin evlerine götürerek zamandan ve mekândan faydalanarak onların ilgisini dine çekebilirsiniz.

Dikkatini doğaya yöneltin

Yine aynı şekilde doğa gezilerine ya da hayvanlarla bire bir temas edebileceği yerlere götürüp ilgisini doğal güzelliklere çektikten sonra bu güzelliklerin nasıl meydana geldiğiyle ilgili düşünmesini sağlayabilirsiniz. Daha sonra da bütün bu güzellikleri Allah’ın yarattığını telkin edersiniz.

Sevgiyi esas alın

İnsan doğasının temelinde umut ve bağlanma duyguları yatar. Çocuk da sürekli büyüklerinden bir şeyler umut eder ve bu umutlarını yerine getirenlere bağlanma eğilimi gösterir. Bu nedenle çocuğu korkutmak ya da sert davranmak değil yumuşak, sevecen ve tatlı bir dille konuşmak gerekir. Çocukları pısırıklaştırmak yerine cesaretlendirmek ve yaşama sevinci aşılamak lazımdır. Rabbimizin peygamberimize hitaben buyurduğu şu sözlerini sık sık aklınıza getirin: Eğer sen kaba ve katı yürekli olsaydın şüphesiz (eshabın) senin etrafından dağılıp gitmişlerdi… (Âl-i imran, 159). Büyük insanlara bile dini bilgiler anlatılırken yumuşaklık emredilirken bir çocuğa nasıl sert bir dille Allah anlatılabilir ki?

İşbirliği yapın

Eğer bilgileriniz yetersiz geliyor ve zorlanıyorsanız çevrenizdeki insanlardan yardım isteyin. Sizden daha bilgili ve tecrübeli dostlarınızı devreye sokun. Ya da Allah’ı ve dinini öğretmekte yetersiz kaldığınızı düşünüyorsanız bunu yapan kurumlardan destek alın.

Sabırlı olun

En önemli madde bu. Çünkü karşınızdaki bir çocuk. Zaman zaman sizi çıldırtabilir. Saçma sapan sorularla sizi zorda bırakabilir. Sabırlı olun.

Özellikle çocukların sorunlarını baştan savma yanıtlamayın. Onların anlayacağı dilde konuşun ve çocuğun yeni sorular sorabilmesine ön ayak olun. Bazen “baba Allah senden de mi büyük?” gibi acayip sorularla karşılaşabilirsiniz. “Sus, sen ne biçim konuşuyorsun” gibi bir cevap yerine “Elbette yavrum, o herkesten ve her şeyden büyüktür, güçlüdür, onun gücünün yetmeyeceği bir şey yoktur” gibi cevaplar verin. Böyle bir kıyas yapmasının tek sebebi “sizi herkesten büyük ve güçlü görmesi, size güvenmesi, zorda kaldığında size sığınabileceğini bilmesidir”.

Veya “anne Allah sana mı benziyor?” gibi bir soruyla karşılaşmanız işten bile değil. Buna da “yavrucuğum o hiçbir şeye ya da hiç kimseye benzemez, onun şeklini dünyadayken bilemeyiz, çalışıp cenneti kazanırsak orada Rabbimizi görebileceğiz” tarzı özendirici cevap verebilirsiniz.

Son söz tabi ki Efendiler Efendisi (s.a.v) nin: Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz. [Müslim]

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Çocuğunuza özsaygı kazandırmanın 10 yolu başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

11 yorum

  • Ali Can
    26 Aralık 2014 de 11:43

    yine harika bir yazı yazmışsın hocam ellerne saglık

  • mustafa
    26 Aralık 2014 de 22:59

    Allah aklına kalbine ve ellerine sağlık versin kardeşim… bende maalesef ilk çocuğumda babadan deden kalma bilgilerle davrandım ilk şimdi bu durumu toparlamaya çalışıyorum edindiğim bilgilerle ve de edinmeye devam ettiğim bilgilerle tıpkı bu yazıda olduğu gibi teşekkür ederim keşke bu bilgileri daha önce bilseydim de yaptığım bazı hataları yapmasaydım ve de verdiğim zararları vermeseydim 🙁 tekrar tekrar teşekkür ederim yazı için…

    • Aruchan
      Cem Baki
      26 Aralık 2014 de 23:08

      Ne demek abi, faydası olduysa ne mutlu bana. En kısa sürede ilk çocukta yaptığın hataları telafi edip diğer çocuklarda gereken özeni gösterirsin inşallah:)

  • Halil İbrahim
    27 Aralık 2014 de 15:01

    Bizler yapamadık ama inşallah yeni çocuk yetiştiren gençler bu gibi konulara daha fazla önem verirler. Bilgilendirme için teşekkürler.

  • Reyhan
    27 Aralık 2014 de 16:08

    Benim de başlığı okuyunca ilk o kitap geldi aklıma,en kısa zamanda bende okuyacağım inşAllah..
    Ben şöyle düşünüyorum ki , insan bilmediği şeyi,anlamadığı şeyi sevemez.Bunun için cocuklara en basit, en anlaşılır,hatta kurduğu oyunlarda mesela evcilik oynarken ‘aaa hadi öğle vakti geldi,bak ezan okunuyor,namaz kılalım’ denilip,çocugun onu benimsemesi sağlanabilir.
    İlk olarak hepimiz taklidi iman ile Allahı tanidik,daha sonra anladık.
    Umarım çocuklarımızı yetiştirirken daha çok anlamalarını baz alarak, daha imani kuvvetli insanlar yetiştirmiş oluruz..

    • Aruchan
      Cem Baki
      27 Aralık 2014 de 16:14

      Kitap kısa sürede bitiyor zaten.
      En güzeli çocuk için her şeyi oyunlaştırmak ve oyun oynarken verilmesi gerekenleri vermek.

  • mehmet
    4 Ocak 2015 de 00:35

    Sabır ve tutarlı davranma her konuda önemli, sen neysen cocukta senin aynan oluyor.

  • 34numara
    20 Şubat 2015 de 14:12

    Çocukların en çok sordukları sorular “Allah nerede?”, ” Allah’ı niçin göremiyoruz?” sorularıdır. Bu soruya klasik cevabımız, “Allah’ın bizim gibi maddî bir varlığı yok. Bu yüzden Allah hiç bir yerdedir. Ancak, Allah’ın yarattığı varlıklar her yerdedir ve yarattığı bu varlıklardaki görünen güzellik, mükemmellik gibi özellikleriyle de her yerdedir.” şeklinde olabilir.

  • mert özdemir
    27 Şubat 2015 de 17:14

    cidden muazzam bir makale olmuş çok teşekkür ederim

  • Genç Matematik-16
    27 Şubat 2015 de 21:53

    Güzel bir paylaşım olmuş, çocuklara Allah’ın anlatılması önemli Allah yakar gibi ifadelerden uzak durmak lazım…

  • Emre Altun
    17 Ağustos 2015 de 15:34

    Güzel paylaşım herkesin okuyup anlaması lazım

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.