Dershaneler kapanacak mı?


 

Bir şeyler oluyor. Son bir haftadır çok tuhaf bir şeyler oluyor.

Bir hafta öncesine kadar “doğuda gençlerin dağa çıkmasını önlüyor” diye haberi yapılan dershanelere kapatma kararı alındı.

Daha sonra bakanlar kurulu toplanıp “muhataplarla görüşüldükten sonra karar verilmesi” dillendirildi. Ancak başbakan herkesi ters köşeye yatırdı ve kararın yıllar önce verildiğini, geri adım atılmayacağını söyledi.

Şimdi ne olacak?

Cemaat panikte. Çünkü can damarı kesilmek üzere.

Hükümet diretiyor.

Akıllarda şu soru var; madem yıllar önce karar verildi, niye bu kadar yıl beklendi?

Cemaat-hükümet sürtüşmesi sürerken diğer kesimler sadece izliyor ve olayın nereye varacağını kestirmeye çalışıyor.

Bir zamanlar hükümetin her yaptığını alkışlayanlar şimdi darbe yıllarında yapılmayan şeylerin yapıldığını, buna bir son verilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Bunların karşısında olanlar ise olayları bıyık altından gülerek izliyorlar.

Devlet çocuğunu özel okullara göndermek isteyenlere teşvik vereceğini duyurmuştu. Şimdi dershanelerin de özel okula çevrilmesi isteniyor.

Talim terbiye kurulunun elindeki yetkiler de alındı.

Gerçekten eğitimde neler oluyor?

Acaba yıllardır yapılması gerekenler yapılmaya mı başlandı?

Yoksa eğitim de mi özelleşecek?

Kapatılırsa ne olur? Kapatılmazsa ne olur?

O sektördeki binlerce insana ne olacak?

Taraflar uzlaşacak mı? Yoksa ortalık karışacak ve hükümet bindiği dalı kesmiş mi olacak?

Şu an için bunları kestirmek zor.

Sanırım bu olay gündemi değiştirmek için yapılan atılımlardan daha büyük bir şey.

Bilemiyoruz. Kimse bilemiyor. Bekleyip göreceğiz.

Yazılarıma son verirken kendi yorumumu da katmak istiyorum: Bence dershaneler kapatılsın. Çünkü hükümetin de dediği gibi iş çığırından çıkmış durumda. Okullar ve dersler gereksiz olarak görülmeye başlandı. Ayrıca birileri ceplerini şişirirken öbür yandan gariban çocukları eğitimin temel amaçlarından olan “fırsat eşitliğini” yaşayamıyor.

Eğer kapatılırsa binlerce öğretmenin mülakatla MEB’e alınması planlanıyor. İşte bu noktaya katılmıyorum. Bu öğretmenler kesinlikle MEB öğretmeni olmalılar ancak mülakatla değil. İşin içine mülakat girerse liyakat kaybolur. Çünkü torpil konuşacak demektir.

Bu öğretmenlerimiz özel sektörde tutunabilmek ve öğrencilerini başarılı yapabilmek için çok çabalamışlar ve işin özünü kavramışlardır. Böyle öğretmenlere fazlasıyla ihtiyaç vardır. Ancaaaak; mademki öğrencilerine YGS, LYS, KPSS sınavlarını kazandırabilecek düzeydeler, onlar da girsin KPSS’ye ve bu şekilde atansınlar. Haksızlık olmasın yani.

Öğrencilere gelince; yıllarca boşu boşuna okullarda yıllarını tüketip bir de ailelerini zorlayarak dershaneye gitmeyi ve sınavları böyle geçmeyi planlamayı bıraksınlar artık.

Bunun üstüne bir de okul notlarıyla üniversiteye girme sistemi gelse tadından yenmez.

Fazla mı uçtum ne:)

Sağlıcakla kalın efendim.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Mevsimler ve Ömür başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

4 yorum

  • reyhan vahapoglu
    22 Kasım 2013 de 10:18

    Eğer dershaneler kapatılırsa,okullarda verilen eğitimin de günümüz sınav sistemlerine uygun bir şekilde olması lazım.Çünkü öğrenci tek başına,desteksiz bir şekilde o test çözme hızını kazanabilecek kapasitede değil,desteğe ihtiyacı var.Eğer amaç fırsat esitligiyse,bu şekilde uygulanmalı,yoksa kapanır dershaneler açılır Etüd Merkezleri..

  • Fizikçi
    22 Kasım 2013 de 11:03

    Sayın Yazar;
    Dershanelerin kapatılmasını desteklemenizi bir eğitimci olarak size yakıştıramadım. Eğitimin durumu ortada iken deshaneleri doğuran sebepler ortadan kalkmadan kapatmaya destek vermek sadece eğitime vurulan bir darbe olur. Biler eğitimciyiz işin rantı bizim için ikinci planda kalır selamlar…

  • cem
    22 Kasım 2013 de 18:44

    Ben de eğitim sisteminin çok iyi olmadığının, ayaklar altına alındığının farkındayım. Ancak bizim kültürümüzde düşene tekme vurmak değil elinden tutup kaldırmak vardır. Eğitim sistemi düştü diye bir tekme de biz vurmamalıyız. Aksine, eğitim sistemini düzeltmek için herkes üzerine düşeni yapmalıdır.
    Şu da var ki; ben dershaneleri devletin ve milletin sırtındaki bir sülük olarak görmekteyim. Hayvan hakları savunucuları bile sülükler canlıdır diye onlara acımaz. Yapıştığı canlıdan sökülüp atılmalıdır. Yoksa yapıştığı canlıyı öldürene kadar kanını emer.

  • Davut Özer
    24 Kasım 2013 de 04:29

    Son zamanlarda gündemde olan dershanelerin kapatılıp kapatılmaması hakkındaki görüşler, düşünceler, haberler bana kötü sonuçları olan ve olmaya da devam eden Suriye’deki iç savaşı düşündürüyor. Ne oluyor bize? Hükümet iyi şeyler mi yapıyor ? Yoksa çıkmaz bir yola girdi ve bu yolda inatla yürümeye mi çalışıyor? Cemaat’i halkın içinden bir kesimin oluşturduğunu ve cemaat’in herhangi bir siyasi düşünce içerisinde olmadığını düşünüyorum. Hükümetin cemaatle değil de muhalefet ile karşı karşıya gelmesi, hükümetin göremediklerini, yaptıkları yanlışları ve eksiklikleri muhalefetin eleştirmesi bu sayede hükümetin bu yanlışlardan dönmesi, eksiklerini tamamlaması ve de ülkenin çıkarlarını düşünmesi gerekmez mi? Bende dershanelerin kapatılması taraftarıyım fakat dershaneler kapatılmadan önce devlet okullarında verilen eğitimin iyileştirilmesi ve dershane düzeyine çıkarılması gerek. Böyle olunca öğrencilerin dershaneye gitmesi için bir sebep kalmayacak ki böyle bir durumda zaten dershaneler kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu ülkenin çok daha büyük sorunları var bence. Allah sonumuzu hayır eyleye..

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.