Domates


Geçen gün başka bir şeyler almak için girdiğim manavda şekli ve rengi hoşuma gittiği için iki kilo da domates aldım. Üstünde arı resmini de görünce tadının iyi olacağını düşündüm. Ne de olsa BİM’den aldığım cherry domateslerinin üstünde de arı resmi vardı ve tadı gayet güzeldi.

Eve gelince, kendi kendime keşfettiğim o basit ve lezzetli salatadan yaptım. Açıkçası o salatayı keşfettiğime çok memnunum. Çünkü tadına bayılıyorum:)

Kısaca tarifini vermem gerekirse; tercihen cherry veya köy domatesini istediğiniz gibi doğrayın ve bir tabağa boşaltın. Üzerine zeytinyağı ve çeşnili sirke (BİM’de var) dökün. Arzu ettiğiniz kadar da tuz ekleyip afiyetle yiyin. Domatesin suyu, sirke, zeytinyağı ve tuz ile bir araya gelince ekmeğinizi banmaktan büyük keyif alacaksınız:)

Tam ben de ekmeğimi banmıştım ki aldığım domatesin hiç tadının olmadığını fark ettim. O esnada aklıma annemin köydeki evimizin arka bahçesine dikip yaz boyu bana sulattığı ve kızardıkça toplayıp geldiğim şekli yamuk ama rengi, kokusu, tadı tam olan domatesler geldi.

Demek ki ben de çok şekilci olmuşum. Dış görünüşü iyiyse içi de iyidir diye düşünmeye başlamışım. Halbuki şekli güzel olduğu halde içi berbat olan (ebu cehil karpuzu gibi) insanların yaşadığı bir sürü ortamda bulundum. Ayrıca toplumumuzun bir kısmı tamamen bu insanlardan oluşuyor. Gündüz normal bir insanken geceleri tacizci, tecavüzcü, sapık, psikopat, ve seri katil olan insanların sayısı her geçen gün artıyor.

“Gene aklım nerelere gitti” diyerek dikkatimi yediğim domatese vermeye çalıştım. Ağzımda çiğnedikçe sirke, tuz ve zeytinyağı da olmasa sünger yediğimi sanacağım. Maalesef bu tür domatesler seralarda onlarca hormon ve ilaçla bu kadar güzel ama tatsız hale getiriliyor. Tohumları da İsrail’den ithal ediliyor. Son araştırmalara göre İsrail bu tohumların genleriyle öyle oynuyor ki o tohumun sadece bir defa domatesi oluyor. Olgunlaşan domateslerin çekirdeklerinden ise yeni fidanlar üremiyor. Yani ülkemiz her sene gidip İsrail’den yeni tohum almak zorunda.  Elin yahudisi acır mı sana? Daha başka neler yapıyor Allah bilir. Birkaç gün önce bir haber görmüştüm; adam çarşıdan aldığı domatesi kesmiş ve içinden çileğe benzeyen bir şey çıkmış:)

Seracılar ürettikleri ilaçlı domatesleri bize satarken kendileri için seraların kenarlarına hormonsuz köy domatesleri dikiyor.

Yine aklım nerelere gitti. Bir domates yiyeceğim, aklıma üşüşen şeylere bak! Zaten yaz da geldi. En iyisi çarşıda köy domatesleri aramaya başlayayım.

Tabii köy domatesi gibi olan insanları da…

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Oğlum Bak Git! başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

7 yorum

  • ece
    31 Mayıs 2012 de 13:52

    böyle insanlar kaldımı acaba!!!! herkes kendi çıkarının peşinde çok güzeldiii tebrik ederim devamını bekliyorum bu arada domates yemek istersen seni yazın bize bekliyorum mis gibi köken kokulu:)))

  • vişnap
    31 Mayıs 2012 de 17:10

    Cem sen hiç pembe incecik kabuklu kocaman domateslerden yedin mi üstüne tanımam başka domates.Maalesef bu şehir hayatında hayal kendi domatesini yetiştirmek .Bu şansı yakalamış olanlarda tadını çıkartsınlar sonuna kadar. İnsanların yamrularını çıkarırsın hayatından da gıdaları mecburuz bir şekilde tüketmeye .Hiç tatları olmasa da. Bir de tatlandırmak için zeytinyağlı domatesin üzerin bol kekik serp çok güzel oluyor.

  • Ayşegül
    31 Mayıs 2012 de 14:23

    Öncelikle kalemine sağlık abicim. Tamamen aynı fikirdeyim seninle. Aslında, tv de oynanan reklamlardan tut ta medya ya haberlere kadar insanların kafasına şekilcilik yerleşmiş durumda. Zayıf kadın nasıl olmalı, güzel kadın nasıl olmalı, yakışıklı ve kibar erkek nasıl olmalı vs bunlar hep kafamızda bir profile sahip. Öğrenemedik insanları dış görünüşleri ile yargılamamak gerektiğini. İşi Nasrettin Hoca’nın ye kürküm ye işine çevirdik. O yüzden de şimdi insanları, onların niyetlerini, içini, kalbini göremiyoruz ya… Biz Gönül gözü ile bakmayı unuttuk abicim, sadece alıcı, fayda ve ne yayar verir o gözle bakıyoruz. Bu denli kırılmalarımız, aldanışlarımız, hayal kırıklıklarımız o yüzden…..

  • nisa
    1 Haziran 2012 de 06:37

    Yazın iyi hoş da sevgili kardeşim bu kadar market reklamı yapmanın ne alemi vardı acaba? Tabi ki domates en organiği yani en köy olanı tercihimdir.Ama büyük şehirlerde genelde organik deyip beş katına domatesi çakabiliyorlar. Şuan yaşadığım bu küçük ilçede bu konuda sorun yaşadığımı söyleyemem domateslerine bayılıyorum ama eve dönünce napıcam bilmiyorum.Sana da tavsiyem kardeşim marketlerden değil ilçenin manavlarının domateslerini bir dene derim.

  • nursen
    1 Haziran 2012 de 21:36

    Gündüz normal bir insanken geceleri tacizci, tecavüzcü, sapık, psikopat, ve seri katil olan insanların sayısı her geçen gün artıyor.bir domates salatası tarifinden ne ara buralara gldik anlamadım …..

  • mine
    2 Haziran 2012 de 20:02

    Mevlana der ki ”Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları da vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir”.İnsanları tanımak malesef çok zor.Dış görünüşlerine bakarak bir meyve ve sebzenin bile kalitesini anlayamıyorken insanları nasıl tanıyabiliriz inan hiç bilmiyorum.Bazan hiç beğenmediğimiz kişinin aslında süper bir insan olduğunu,bazanda en yakınımızdaki kişinin aslında tanıdığımız o kişi olmadığını anlıyoruz.Acaba senin dediğin gibi şekilcilikmi insanları bu hale getirdi ? Birilerine kendilerini beğendirme yada birilerini mutlu etme çabası içinde bocalarken ,kendi kişiliklerinide kaybedip bambaşka bir kişiliğemi büründüler.Bu konuda çevremdeki örnekleri ele alarak sayfalar dolusu yazabilirim:)Seracılara gelince onlarda ayrı bir konu burada değimesem iyi olacak zira bloga gelenler yazdıklarımı görüp alev püskürebilirler 🙂
    Nurşen arkadaşımın dediği gibi ,bir domates salatası tarifinden bu kadar önemli bir konuya ancak senin gibi güçlü bir kaleme sahip biri gelebilirdi .Yazılarını büyük bir beğeni ile takip ediyorum ve devamını bekliyorum .Kalemine ve o güzel yüreğine sağlık kardeşim .

  • 34numara
    2 Mart 2015 de 17:17

    Büyükşehirde yaşıyorsan lezzetli domatesi unutacaksın. Geçen sene köye gitmiştim. Organik tohumla ekilen hayvan gübresiyle beslenen domatesler vardı ellerimle topladım kahvaltıda kaymak gibi gidiyordu. Ama istanbula dönene kadar. İstanbul a geldik yine tatsız tuzsuz domatesler.

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.