Dost kimdir? Nasıl olmalıdır?


Birçok defa duyduğunuz, okuduğunuz bu tarz yazılara bir tane de ben ekleyeyim dedim. Okumaktan bıkmazsanız size çok şey katacağıma eminim.

Dost kavramı bana göre çok farklı bir yerdedir. Arkadaş desen değil, kardeş desen değil, sırdaş desen değil, sevgili desen hiç değil. Ama yerine göre bunların hepsinin yerine geçebilecek şiddette ve samimiyette birisidir.

Dost; tepkimeye giren, tepkimeyi hızlandıran ama tepkimeden etkilenmeden çıkan enzim gibidir. Ne zaman ihtiyacın varsa gelir, derdine çözüm bulur, seni rahatlatır ve çekilir gider. Ne az ne fazla, tam kararında müdahale eder.

Dost; sahte okey gibidir. Hangi taşın yerine koyarsan koy, görevini yapar. Mütevazıdır; okey olmak gibi bir amacı yoktur. Sana faydası dokunduktan sonra diğer taşların arasında kayboluverir. Unutturur yaptıklarını.

Dosta mesafe konulmaz bu yüzden. Dost, mesafesini sanki elinde lazermetre varmış gibi milimi milimine sana göre ayarlar. Yerini ve haddini bilir. Verdiğin değerin ve rolün hakkını verir ama asla o role kendini kaptırmaz.

Dost joker kartı gibi elinin altında bekler daima. Tam zamanında ortaya çıkar ve biriken tüm dertleri sıkıntıları senin hanene yazılan puana çevirir. Dert ve sıkıntı ne kadar büyük olursa olsun, dost hepsinden daha büyüktür.

Çıkarcı değildir. Kibirli değildir. Ağladığında omuz, sevdiğinde yürek, hak ettiğinde ise yüzünde patlayan tokat olur. Uyandırır, canlandırır. Ama asla bıktırmaz, boğmaz. Seni uzaktan uzağa izler, fark ettirmez. Hata yapmana göz yummaz. Hatalı olduğun konularda kırmadan yüzüne vurur hatanı.

Yeri gelir kalkan gibi korur seni. Bazen en sevdiğin sandığın insanların zararlarına karşı bile kalkan olur. Şahı korumak için sağa sola koşturan vezir gibidir. Ayağına taş, gözüne yaş değmesin diye severek, isteyerek çabalar.

Dost dediğin bal arısı gibidir. Ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın tekrar yolunu bulup sana döner. Ve gittiği yerlerden eli boş dönmez. Tüm birikimiyle bal yapar senin için. Ağzının tadını yerine getirir.

Dost dediğin düğüne davetiyeyle gelmez mesela. Düğünden önce gelir, ne yapılacaksa yapar. Düğün dağılınca da herkesle bir kalkıp gitmez. Bekler ve arkanı toplar.

Tüm bu sebeplerden ötürü dost dediğin insan çok nadirdir. Nadir olduğu için de kıymetlidir. Sokaktan her bulduğun taş elmas olsaydı elmasın ne anlamı kalırdı?

Gerekirse defalarca hayal kırıklığına uğrama pahasına aranıp bulunmalıdır. Bulana kadar da her taşın altına, her ağacın kovuğuna bakılmalıdır. Dost kılığına girmiş imitasyon insanlar çoktur etrafta. Ümitsizliğe düşmemeli, belli etmeden deneme yanılma yoluyla gerçek olup olmadığı keşfedilmelidir. Bir kere de bulununca asla kaybedilmemeli, sonuna kadar güvenilmelidir. Gerçek dostu bulmak istiyorsanız gecenin bir yarısı arayın ve “sana ihtiyacım var” deyin. “Bu saatte mi?” diye soruyorsa ondan dost olmaz ama “nerdesin?” diyorsa tebrikler, onu buldunuz.

Eğer çevrenizde böyle bir insana sahipseniz bilin ki Allah’ın çok sevdiği kullardansınız. Yapmanız gereken iki şey var; siz de o insan için sarsılmaz bir dost olun ve asla dostunuzu gözünüzün önünden ayırmayın. Onu sizden almak isteyen çok kişi olacaktır.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Mutluluk Meselesi başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Sahi neydi aşk?

Dilime Dolananlar 10

7 yorum

  • cuma64
    2 Ocak 2017 de 17:14

    Dost, dost, dost gerçekten dostun özelliklerini yazmışsınız çok harika bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık olsun gerçek dostluklar sizinle olsun inşallah.

    • Aruchan
      Cem Baki
      2 Ocak 2017 de 22:10

      Teşekkür ederim, aynısı sizler için de geçerli olsun inşallah

  • Fatma
    7 Şubat 2017 de 15:19

    Mükemmel bir yazı. Dost kavramını çok güzel ve kendine has bir şekilde açıklamışsın. Umarım kendi hayatımızda dostlarımızı buluruz ve bulduğumuz zaman kaybetmeyiz. Ellerine sağlık.

  • BeşparasızBlog
    24 Mart 2017 de 10:14

    Gece yarısı kısmı biraz sıkıntılı olsada dost olması gerekli bu hayatta..
    Dostunuz kimi zaman eşiniz ,kimi zaman ablanız, kimi zaman Anneniz olabilir..Ama illada olması gerekli..
    Çok güzel yazı zevkle okudum …

  • Habibe
    22 Ağustos 2017 de 17:27

    Dostluk ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi emeğine sağlık…

  • Elanur
    27 Ağustos 2017 de 22:05

    Bu örneklerle olağanüstü anlatmışsınız dostluğu hocam ellerinize sağlık

  • _esramuallime_(esra oktar)
    7 Ekim 2017 de 21:25

    Okurken ne kadar şanslı olduğumu anladım çünkü tarife uygun biri vardı hayatımda

Yorum Bırakabilirsiniz

Son Yorumlar

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.