Dostluklar Sanal, Sevgiler Yalan


Uzun aradan sonra misafir bir yazı yayınlamanın sevinci içindeyim. Çok sevdiğim bir arkadaşımın farklı ve çok samimi bulduğum bir yazısını sizlerle buluşturuyorum. İnşallah beğenirsiniz.

Merhaba…

Sosyal medyaya çok yakın olmayan, sırf merakından hesap açan biri olarak yazıyorum bu satırları. Twitter, instagram kısaca tüm sosyal medya bambaşka bir âlemmiş. Kadınsan bir anda bir sürü takipçin oluveriyor. Mesaj üstüne mesajlar alıyorsun. Çoğunu da engelleyebiliyorsun ki bu sosyal medyanın en sevdiğim özelliği.Hemen atlayıveriyorlar üstüne.

Bu sefer ben atladım bir arkadaşın paylaşımlarını görünce. Paylaşımları çok hoşuma gitmişti; yorum yaptım, sağ olsun o da döndü yorumuma. İnternetteki diğer basit insanlar gibi değil tam bir beyefendiydi. Üslubu güzel, terbiyeli, seviyeli, en güzeli de kitaplardan konuşabileceğim kadar bilgiliydi. Üniversiteyi farklı zamanlarda, aynı şehirde, aynı bölümde okumuşuz. Bir Anadolu insanı olarak hemen davet ettim “yolun düşerse uğra” diye. Düşmedi yolu. Uğramadı.

Bir süre görüşemedik, sonra bulduk yine birbirimizi. Sanal alem de kimseye güvenmeyeceksin, herkes sapık, herkes manyak, cıss aman dikkat et diyenlere inat çok güzel bir dostluk kurduk. Öyle çok sevdim ki sohbetini, yazmadığı her gün özledim onu.

Sahiden sanal âlemde herkes kötü mü? Bence değil. Kendimden biliyorum çünkü. En içten, en samimi duygularımızı paylaştık birbirimizle. Çok da septik olmamak lazım. Her zaman Allah’ın iyileri koruduğunu düşünürüm. Çünkü ben hep iyilerle karşılaştım. Yani internette herkes kötü değilmiş; biraz elemek, kalburüstündekini seçmek lazımmış sadece.

Sanal âlemde her şey yalan mı? Herkes kendini farklı mı tanıtıyor?

Sen saf ve temizsen, karşına da senin gibi güzel bir yürek çıkıverirse dökersin içindeki denizi, hatta açarsın yüreğindeki okyanusu… Bazılarına bir damla vermezken gönül okyanusundan ona hepsini ikram edersin.

Ve artık o kişi senin vazgeçilmezin olmuştur. Her ne kadar aranızda mesafeler de olsa, onu gerçekte hiç görmemiş, hiç konuşmamış olsan da aynı gökyüzü altında olduğunuzu bilmek bile mutlu eder sizi.

O bir gün çıkıp gitse de hayatınızdan, kalmıştır adı dualarınızda…

Onun en çok istediği şeyi bilir, onun için dualar edersiniz ondan habersiz…

Sanal âlemde tanıştığınız bir insan yıldızınız olmuştur gökyüzünüzde. Uzakta da olsa orda olduğunu bilir, yine de seversiniz. Belki gözlerine bakıp hiç heyecanlanmamışımdır ama bir mesaj sesi bile delice mutlu etmiştir beni…

Güzel başlamıştır belki, hatta çoktan bitmiştir şimdiye. Tuşlarla başlayıp en son bu yazdıklarımla, klavyemle bitmiştir her şey. Ama emek verildiği, yürek serildiği için sanalda bitse de yürekte ömür boyu bitmeyecektir.

Muhabbetle kalın!

Bir önceki yazımız olan Bunu ben yazmadım 2 başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Bunu ben yazmadım 2

Bunu ben yazmadım!

Macera Dolu Amerika

1 Yorum

  • ayse canan
    26 Kasım 2017 de 11:16

    Harika….cok güzel anlatilmis günümüzün sanal gerçekliği. .

Yorum Bırakabilirsiniz

Son Yorumlar

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.