Erkekler için 30 hayati ipucu


 

İnternette gezinirken keşfettiğim bu ipuçları gerçekten işe yarayabilirdi. Bu nedenle çevirmeye karar verdim. Ne kadar becerebildim bilmiyorum ama elimden geleni yaptım. Buyrun bakalım:)

  • Kaliteli alet-edevat alın, böylece onları sadece bir defa almanız gerekir.
  • Ofiste kıyafet değişikliğine uyun.
  • Doğrudan tehlike oluşturmadıkları müddetçe kimseye vurmayın.
  • Taktığınız her şapkanın bir amacı olmalı.
  • İlk buluşmada sevgilinizi sinemaya götürmeyin.
  • Islak tıraş olmayı öğrenin.
  • Hiçbir şey üzerinize tam oturan bir takım elbiseden daha güzel görünemez.
  • İlk gezmenizde tıraş fırçasıyla tıraş olun.
  • Birisiyle konuşurken onun gözlerine bakın.
  • Tuvalet pompasına ihtiyacınız olmadan önce bir tane tuvalet pompası alın.
  • Egzersiz yapmak mutlu eder. Koşun, ağırlık kaldırın, spor yapın.
  • Dişinizi, kravatınızı takmadan önce fırçalayın.
  • Her ay maaşınızdan küçük bir miktarı tasarruf hesabınıza aktarın.
  • Her hafta anne ve babanıza telefon edin.
  • Asla kravat iğnesi takmayın.
  • Sağlam bir şekilde el sıkışın.
  • Sevgilinizin ayakkabısına iltifat edin.
  • Asla bardağı yarım bırakmayın.
  • Kendinize güveniniz yoksa varmış gibi yapın. Güven yerine gelecektir.
  • Bir erkeğin boyutlarını onu sinir eden şeylerin boyutlarından anlayabilirsiniz.
  • Vücut dilinizin farkında olun.
  • Birinin elini sıkarken her zaman ayağa kalkın.
  • Kaybetmeyi göze alamadığınız hiçbir şeyi borç vermeyin.
  • Cevap verdiğinizden fazlasını sorun. Herkes kendisinden konuşulmasını sever.
  • Sizin kadar istemeyen biriyle ilişki yaşamayın.
  • Seviyenizin üstünde bir bayan için çabalayın. Belki de sürpriz bir şekilde onu kapabilirsiniz.
  • Mertlik sadece kendinizi değil diğer insanları da gözetmektir.
  • İradenizin sözünü dinlemek iyi bir hikayeyle sonuçlanır.
  • Yürürken dümdüz önünüze bakın, ayaklarınıza değil.
  • Tutkunuzu keşfedin ve onun için yapacağınız ödemeyi bilin.

Kaynak: http://www.fullpunch.com/random/30-ultimate-random-tips-for-men.html/

Bugün İngilizce öğretmeni olan bir arkadaşımla diyaloğum:

-Bu çevirilerden para alıyorsun değil mi?

-Hayır.

-Okuldayken bize ödev verirlerdi, yapasımız gelmezdi. Sen niye yapıyorsun?

-Çeviri yapmayı seviyorum.

-İlginç.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Sosyal Medyanın Gerçek (ve Görünmeyen) Önemi başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

1 Yorum

  • beraat
    1 Aralık 2013 de 00:15

    Yürürken yere bakarak gitmek sünnettir bu çevirinin o kısmı hoşuma gitmedi.

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.