Evlendikten Sonra 2


 

Bekârken evlendikten sonrasıyla ilgili planlarımı yazmıştım. Rabbim izin verdi ve yuvamı kurdum. Peki, evlendikten sonrasıyla ilgili planlarım tuttu mu?

Birlikte bakalım:

– Aydın’daki akrabalardan temin edemesem de evimden zeytinyağını eksik etmiyorum. Ancak riviera değil sızma alıyorum. Çünkü sağlıklı olan sızma zeytinyağıymış.

-Yoğurt ve peyniri eşim evde yaparken tereyağını memleketten getirdim.

– Tarhana, salça ve kurutulmuş sebzeleri kendi köyümden temin ettim.

-Bu sene değil ama nasipse seneye kurutulmuş mantarı da getireceğim.

-Kendi tarlamızda yetişen buğdayla yapılmış bulguru ve yine kendi tarlamızda yetişen nohutu getirdik, yiyoruz hala.

-Benim köyümde olmadığı için komşu köylülerin yetiştirdiği, kolay pişen lezzetli fasulyelerden getirdik. İyi ki de getirmişiz. Fiyatlar tavan yapmış durumda.

-Zeytini de memleketten getirdik. Hala yiyoruz elhamdülillah.

-Bulunduğum ilçenin balları güzel olduğu için balı buradaki üreticilerden alıp yiyoruz.

-Pazar kahvaltılarını eşime bırakmamayı düşünüyordum ancak eşim bana bırakmıyor:)

-Yalan yok, evleneli hiç yemek yapmadım. Ama eşim denemek isterse farklı tarifler bulmasına yardım ediyorum.

-Dışarıda güvenilir yemek yapan yer yok. Bu yüzden evimizde pişirip yiyoruz. Pizza yemeyi çok istedik ama daha pizza günü yapamadık.

Bunların haricinde yaptıklarım da var:

-Suyu evimizin yakınındaki kaynak suyu akıtan çeşmeden alıyoruz. Donmadığı sürece almaya devam edeceğiz.

-İçme suyumuzu toprak testide muhafaza ediyoruz. Testi suyunun tadı bir başka oluyor.

-Yemeklerimizi ara sıra toprak güveçlerde pişiriyoruz.

-Görev yaptığım köyden yumurta ve tavuk almak istiyoruz ama güvenemiyoruz.

-Çay ve fındığı da hanımın memleketinden temin ettik.

-Ablamın köyünden kahvaltılık domates suyu ve kolay patlayan mısır getirdik.

İşte böyle. Evlendikten sonra bunları yaptık. Yapmak istediklerimin hemen hemen hepsini yerine getirmişiz yani. Merak edenlere duyurulur:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Adamı hasta etmeyin! başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

2 yorum

  • Beşparasız
    14 Ocak 2014 de 14:11

    Bende ev araba vs. yazmışsındır düşünerek tıkladım yazıya ama tam tersi hep miğdeye çalışmışsın hocam 😀
    Şaka bir yana bahsettiğiniz şeyler sonuçta günlük hayatımızdaki tükettiğimiz şeyler , bende mümkün olduğu sürece herşeyi memleketten getirtmeye çalışıyorum..Pizza olayaına biz bir ara her pazar girdik ama hem mükellef bir pazar kahvaltısı hemde pizza biraz bünyeye ağır geldi o yüzden bayadır yapmıyoruz..
    Eşle beraber yapılan herşeyin tadı farklı tabiki 🙂

    • cem
      14 Ocak 2014 de 21:19

      Elbette ki öncelik yeme-içmede:) Onlar olmadan ev araba hayali kurulmuyor:)

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.