Fesleğen Şerbeti


Çok ama çok küçüktüm. Sanırım okula bile gitmiyordum. Komşumuzun düğünü sebebiyle gittiğim düğün evinde çay bardağı içinde pembemsi bir sıvı verip “al bunu iç” dediler. İşte fesleğen şerbetiyle ilk tanışmam böyle oldu.

Eskiden bizim köyde düğünler üç gün sürerdi ve düğünlerde şerbet dağıtmak gibi güzel bir adet vardı. Güzel koku verdiği için şerbeti fesleğenle kaynatırlardı. Pembemsi bir rengi olurdu dağıtılan şerbetin. Ama o rengi neyle veriyorlardı onu çözemedim daha.

Sonra okul başladı ve ilkokul bitince gurbete çıktık. O zamandan beri de ne düğünlere gittim ne de düğünlerde şerbet dağıtıldı. En son gördüğümde sigara dağıtılıyordu. Kısacası uzun zamandır içemedim.

Birkaç yıl önce anneciğim tekrar yaptı ve beni tekrar fesleğenli şerbetle tanıştırdı. O gün bugündür evime her gidişimde imkân varsa kaynattırıyorum anneme.

O kadar seviyorum ki ayran ve çayı geçip sudan sonra en sevdiğim ikinci içecek oldu benim için.

İnternette araştırınca tuhaf tuhaf tariflerle karşılaştım. Hâlbuki yapımı çok kolay. Fesleğeni bir miktar suda kaynatıyoruz. Sonra süzüyoruz. Süzdüğümüz suyu sıcak su ve şekerle hazırladığımız şerbete ekliyoruz. Renk vermesi için başka şeyler de ekleyebilirsiniz ama ben renksiz içiyorum.

Yazın sıcağında buzdolabında soğutup içince insanın hararetini kesip atıyor.

Duyduğuma göre bağırsak gazlarını da gideriyormuş. Ayrıca o güzel kokusu sinekleri de uzak tuttuğu için eskiden bebeklerin beşiğine bir dal fesleğen bırakırlarmış.

Diğer ismine “Reyhan” diyenler de var ama ben “fesleğen” kelimesini daha çok seviyorum:)

Hadi afiyet olsun:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Fındık başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

14 yorum

  • samurzade (@samurzade)
    1 Aralık 2012 de 15:56

    güzel yazı olmuş.

    • cembaki
      1 Aralık 2012 de 18:20

      teşekkürler:)

      • ÇELEBİ KAPTAN
        1 Aralık 2012 de 18:29

        Bence bu yazınızla çok önemli bir kültürün tanıtımına katkıda bulundunuz ancak egede fesleğen başka reyhan başka bir bitki sanırım siz hangisini kaynatıyorsunuz tam anlayamadım eğer zahmet olmayacaksa bitkinin latincesini veya fotoğrafını yazınıza ekler misiniz ?.
        Sağlıcakla kalın

        • cembaki
          1 Aralık 2012 de 20:26

          Ben de reyhan’ı başka bitki sanıyordum ama internette yaptığım araştırmada ikisinin aynı olduğunu gördüm. Benim kaynattığım bitki fesleğendir. Siz yine de fesleğen olarak arayıp onu kaynatın bence.

          • ÇELEBİ KAPTAN
            1 Aralık 2012 de 20:28

            fesleğen küçük yapraklı (1-2 cm) olan öyle değil mi ?

            • cembaki
              1 Aralık 2012 de 20:39

              evet küçük yapraklı. şuradan bakabilirsiniz: https://goo.gl/BW7Psv

              • ÇELEBİ KAPTAN
                1 Aralık 2012 de 20:43

                Yok Bu Reyhan haklısınız bu gün sizin sayenizde bir şey öğrendim fesleğen ve reyhan aynı familyadan mı geliyor acaba araştıracağım bu arada size de zahmetler verdim . Ayrıca ben fesleğen dalını muhabbet kuşuna veriyorum yeşil daldaki suyu emiyor yaklaşık 10 dakika sonra müthiş bir enerji patlaması yaşıyor hayvan neredeyse kavesle birlikte uçacak sizin bu yazınızı da okuyunca bana ilginç geldi araştıracağım

                • cembaki
                  1 Aralık 2012 de 20:44

                  kuşa vereceğinize kendiniz için bence:)

                  • ÇELEBİ KAPTAN
                    1 Aralık 2012 de 20:46

                    Bilmiyordum ki sayenizde şimdi öğrendim ayrıca biz taze reyhan dallarını salatalarda kullanırız çok ta güzel olur hoş bir kokusu vardır

                    • cembaki
                      1 Aralık 2012 de 20:49

                      sinekler onun kokusundan nefret edermiş. ben bayılıyorum:)

                    • ÇELEBİ KAPTAN
                      1 Aralık 2012 de 20:50

                      evet özellikle sivrisineklerden korunmak için küçük saksılara dikilir hatta bazı eski insanlar küçük birdalı kulak arkalarına takarlar kadınlar eşarplarına sıkıştırır 🙂

  • Reyhan
    25 Eylül 2013 de 15:28

    Şerbeti de mi varmıış? o.O İlk kez duydum 🙂

  • Gamze Sentürk
    23 Şubat 2015 de 20:30

    Denemeye deger, arka planda kücük bir gecmisi olan tarifleri severim.Paylastiginiz icin tesekkürler… :))

  • BURCU
    25 Mayıs 2016 de 14:25

    Fesleğen 🙂 dokunmazsanız size küsüp koku saçmıyor,lakin dallarına temas ederseniz sizden iyisi yok 🙂 başlık ile kokusu burnuma geldi. şerbeti de güzel olsa gerek. denemeye değer diye düşünüyorum. teşekkürler 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.