Fındık


Biricik nişanlımın ikinci yazısı da çok güzel olmuş. Ellerine sağlık:)

Merhabalar ben Fındık.

Ağustos’ta insanlar başıma toplanıp dallarımı çekerler aşağıya ya da sağa sola.

Kimi pıt pıt koparır kimisi de pat küt .

Lezzetliyimdir,  dayanılmazımdır, bağımlılık yaparım.

Önce sepetlere sonra çuvallara dolarım.

Harmanlarda kuruyup patosun gürültüsünde yuvarlanırım.

Güneşin üşüyen kabuğumu ısıtması için tentelerin üstüne serilirken şıkır şıkır ses çıkardım mı içiniz ferahlar.

Kuruduğumda sahiplerim beni özel çuvallara koyup arabayla kantarda tartılmaya götürür.

Kıymetliyimdir; el üstünde tutulurum.

İşte ben buyum: Karadeniz’den gelip çikolatanın içinde, kahvelerde, çerezlerde yerimi alırım.

Hele de yemeklere konursam, bana bana yenir benim yağlarım.

Kavurdunuz mu mis gibi kokarım.

Beni yemeyen pişman olur yiyen de bağımlı olur:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Çay başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

2 yorum

  • Beşparasız - Ayşegül
    4 Kasım 2013 de 21:36

    Ne guzel anlatmış fındığı..Okadar sene findik topladim patostur harmandır gördüm ama hiç empati kurmamistim kendisiyle :))

  • vişnap
    10 Kasım 2013 de 21:56

    Harika güzel yazmış yüreğine sağlık olsun Fındık fındık olduğuna ne kadar mutlu olmuştur.

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.