“Haltt” Ediyorum Ben


Eski insanların evlerinin bir odasını kütüphaneye dönüştürmesine, okudukları bütün kitapları burada özenle saklamasına, vefat edeceği zaman da bu kitapları bir kütüphaneye bağışlamasına hep gıpta etmişimdir. Bir eğitimci olarak neden aynısını ben de yapmayayım ki diye düşünerek küçük de olsa bir adım attım ve ilk kitaplığımı aldım.

Pek kitap stoklama özelliğim yoktur. Okuduğum kitapları, eğer tekrar okunmaya değmeyecekse sevdiğim insanlara hediye etmeyi, onları gülümsetmeyi severim. Ama bazen öyle güzel kitaplar oluyor ki, kimseye veresim gelmiyor. Ne yapayım yani, önüne gelen kitap çıkartıyor:) İyi kitap bulmak giderek zorlaşıyor. Bu yüzden bulduğum iyi kitapları kitaplığımda saklıyorum.

İşte bu kitaplardan birisi şu an elimde. Aylar sonra kitap okumaya geri dönmemi sağlayan, okudukça daha çok sevdiğim, bitmemesi için azar azar okuduğum bu kitap Hasan Kaçan’ın “Haltt” isimli kitabı. Daha önce Yeni Şafak Gazetesi’ndeki köşesinde yazdığı yazıları 2001 yılında kitap haline getirmiş.

Abim üniversitede okurken almış sanırım kitabı. Yıllardır tavan arasında duruyordu. Bu bayramda evde ne kadar kitap varsa getirdim. En çok da bu kitabı merak ediyordum. Eğer beğenmezsem çöpe atacaktım. Ama kitap bana çok şey öğretti. Mesela Hasan Kaçan’ı solcu ve pek İslamla arası yok birisi sanırdım. Meğer İslamcı hatta koyu İslamcı bir yazarmış. Daha doğrusu, önceden alakası yokken 1994 yılında İslami yaşayışı seçmiş. Aynı Necip Fazıl gibi…

Ayrıca kalemini kullanışı, kelime seçişi, hayata bakışı, tatilini nerelerde geçirdiğinden tut eleştirdiği şeylere kadar kafalarımızın uyuştuğunu fark ettim. Memleketi Kayseri’den bahsetmeden duramayan abimiz zaman zaman yöresel ağızla da yazmış.

Eleştirmek istediğinde ise önüne ne gelirse eleştirmiş. Hatta her şeyi ve herkesi eleştirip hayatın güzelliklerini göremediği için kendini bile eleştirmiş.

Bu kadar ortak yönümüzün olmasına şaşırdım doğrusu.

Beni en çok şaşırtan ise 2001 yılında çıkan kitapta yazanlar sanki günümüzü anlatıyor gibi. Aradan geçen bunca yıla rağmen hala milletçe aynı kafadayız.

Bu abimiz başka köşe yazarları gibi siyasi yazılarla göze batmak yerine daha küçük sorunlara yönelmiş. Ama halkın arasında olduğunu, onlardan birisi olduğunu hep hissettirmiş.

Kolay kolay kitaplar üzerine yazı yazmam. Bu işi meslek edinip enine boyuna inceleyenler zaten mevcut.

Aramızdaki benzerlikler ve kitabın güzelliği beni buna zorladı diyebilirim.

Aramızdaki fark ise; o zamanında bir “köşe” kapmış ve ekmeğini kazanmış. Yazı yazsın diye para ödemişler. Bense yazılarımı insanlığa duyurmak için para ödüyorum:)

Aha sana dipnot: Hasan abimiz bazı yazılarının altına “hanimiş dipnot” ya da kısaca “hanimiş” yazmış. Ben de biraz ondan esinlenerek yazılarımın altına “aha sana dipnot” yazabilirim. Neden olmasın ki:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Müşteri misiniz tüketici mi? başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

3 yorum

  • Çağrı Mustafa Alkan
    21 Ekim 2014 de 09:09

    Bazı kitapların insanın uzvu gibi olduğundan onları bir daha okunmayacak olsalar bile saklamak çok ilginç bir durum. Ben de aynı doğrultudayım ve okuduğum bazı kitapları senelerdir kütüphanemde saklıyorum. Hasan Kaçan konusuna gelecek olursak; kıvrak ama yöresel dili her zaman kendine çekiyor okuyucuyu.

  • Hanım Kız
    21 Ekim 2014 de 11:00

    ahanda dipnot da olabilir 😀 şaka bi yana güze yazı olmuş 🙂

  • Elanur
    3 Eylül 2017 de 00:36

    Ellerinize sağlık

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.