Huzur Sokağı


Lise yıllarımdı. Ortaokuldan beri elime geçen her türlü kitabı okumaya çalışıyordum. Hikâye, tiyatro, roman, gezi yazısı…

Edebiyat öğretmenimin “lise bitene kadar 100 kitap okuyan üniversiteyi kazanır” sözü sürekli beni tetikliyordu. 

Favorim macera romanlarıydı. Özellikle Yavuz Bahadıroğlu’nun bütün kitaplarını okumak istiyordum. Her kitabında çok sevdiğim Osmanlı tarihinde bambaşka yolculuklara çıkıyordum. Gençtim. Hayal gücüm çok genişti.

Bir gün arkadaşlarımdan birisinin elinde o kitabı gördüm. İsmi ve kapak resmi dikkatimi çekse de 544 sayfa olması gözümü korkutuyordu. Yine de merakıma yenildim ve arkadaşımdan ödünç alıp okumaya başladım. Ama sanki okumuyordum, içiyordum. Bulduğum her fırsatta okudum ve beş günde bitirdim. Kendi rekorumu kırmıştım.

Kitap beni tabiri caizse büyülemişti. Gerek anlatılan olay, gerek karakterler, gerekse anlatım dili bambaşkaydı. Daha önce okuduğum hiçbir yazara benzemiyordu anlatımı.

Kitabı o kadar beğenmiştim ki bitirince arkadaşıma vermedim. Aylarca bende kaldı. Hatta elimde görüp de geri istemesin diye dolabımda, elbiselerimin arasında saklıyordum. Resmen gasp etmiştim. Her gün okuldan gelince elbiselerimi bile çıkarmadan dolabımın önüne uzanıp rast gele bir sayfasını açarak okumaya başlardım.

Aylar sonra arkadaşıma geri götürdüğümde bende kalabileceğini söylemişti. Hediye etmişti bir nevi.

İnsan hayatında dönüm noktası ya da köşe taşı olan bazı şeyler vardır ya. Benim köşe taşlarımdan biri de o kitap olmuştu.

Başka başka kitaplar okusam da beynimde bir numara hep o kitaptı. Evet, beynim o kitabı bir numaraya yerleştirmişti ama unuttuğum bir şey vardı; ben büyüyordum. İlgilerim, isteklerim, hayallerim değişiyordu.

Aradan yıllar geçti. Ben 150’den fazla kitap okumuş şekilde üniversite sınavına girdim ve kazandım çok şükür. Gittiğim şehre o kitabı da götürdüm tabi ki. Ne de olsa bir numaraydı benim için.

Günlerden bir gün, yıllardır o kitabı okumadığımı fark ettim. Hemen elime aldım ve lise yıllarımdaki gibi rast gele bir sayfasını açıp okumaya başladım.

Aman Allahım! Bu kitap mı benim en sevdiğim, en beğendiğim roman? Her satırı, her sayfası cemaat propagandasıyla doluydu. Ayrıca çok çocuksu gelmişti bana.

O anda kitabın bıraktığı bütün imaj silindi hafızamdan. Bende kalmasını bile istemedim ve bir arkadaşıma hediye ettim.

Kitabın ismi; Huzur Sokağı. Yazarı; Şule Yüksel Şenler. 1970 yılında Birleşen Yollar ismiyle filme çekilmiş. Filmini henüz izlemedim.

İzler miyim? Hiç sanmıyorum:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Ciddiyet başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

5 yorum

  • greateast
    17 Haziran 2012 de 20:40

    Yavuz Bahadıroğlu dedin de aklıma geldi . Buhara Yanıyor ve Elveda Buhara kitaplarını bir çırpıda okuduğumu hatırlıyorum.Hele ki Elveda Buhara’nın sonunda boğazımın düğümlendiğini de hatırlıyorum….

  • nisa
    17 Haziran 2012 de 21:01

    Yorumsuz

  • ünal
    12 Temmuz 2012 de 08:37

    “Aman Allahım! Bu kitap mı benim en sevdiğim, en beğendiğim roman? Her satırı, her sayfası cemaat propagandasıyla doluydu. Ayrıca çok çocuksu gelmişti bana.” Bir zamanlar bende severek bu romanı okumuştum. Çocuksu gelmesi normal olabilir ama Diğer yazılarını da okuduğumda bu yorum size hiç yakışmamış. İnşallah iç dünyanızda bir çatışma yaşamıyorsunuzdur.

  • Bülent Taş
    13 Haziran 2013 de 10:14

    Sayın Yazar: Ön yargıları kırmak atomu parçalamaktan zormuş. İlk okuduğunuzda sizde cemaat düşüncesi yoktu. Daha sonraki aşamada cemaat düşüncesi oluştu. Bu kitabın yazıldığı yıllarda bu tür eserlerle nice insanlar imanını kurtardı ve bataklıktan çıktı. Kitaba böyle bir yorum yapmanız size yakışmamış.

  • ismail
    20 Nisan 2016 de 11:10

    Benim de bir numaralı kitabımdır Huzur Sokağı…Hiçbir kitabı 2. kez okumadım istisnası da sadece bu kitaptır.2. defa okumak istediğinizde kitapta hiçbir değişiklik olmamış sizde olmuş sanırım.Başkasına hediye etmişseniz en azından biri daha okumuş olacağından minnettarım size.Hakkınızda hayırlısı olsun diyeyim.

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.