İçimdeki Çocuk


Sevgili içimdeki çocuk,

Uzun zamandır seninle konuşmak istiyordum. Hazır ikimiz de sakinken biraz dertleşelim diyorum, ne dersin?

Benim çevremdeki insanlar içindeki çocuğu kendisiyle birlikte büyütüyor mu, yoksa bir süre sonra öldürüyor mu bilmiyorum. Ama ben seni olduğun gibi bıraktım. Ne büyümeye zorladım ne de çevremdeki “yetişkinlerin” baskılarına rağmen öldürmeye çalıştım.

Herkes nedense büyümemi istiyor benden. Böylece bazı hareketlerim değişirmiş. Hâlbuki ben halimden çok memnunum. Çünkü çocukça davrandığım zamanlarda biliyorum ki kontrolü sen ele alıyorsun.

Aynı bedenin içindeki biri genç diğeri çocuk iki ruhuz seninle. Genç ruh; olgun olunması gereken yerlerde kontrolü ele alıp ona göre hareket ettiriyor bedeni. Çocuk ruh ise; olgun olma şartı aranmayan, genelde etrafta “yetişkin” insanların olmadığı zamanlarda kontrolü ele alıp yönlendiriyor.

Gerçi her zaman bunu tam manasıyla başaramadık. Bazen karışıklıklar da yaşandı ama ben şikâyetçi değilim.

İşte bu nedenle ben karar aldım; Allah’ın izniyle bir ömür seni içimde yaşatmak istiyorum. Böylece yaşım kaç olursa olsun çocukların seviyesine inip onlarla oyunlar oynayabileceğim. Bir bebekle yerlerde emekleyip küçücük çocuklarla kovboyculuk oynamaya devam edeceğim. Aynı şekilde istediğim zaman çizgi film izleyip oyuncaklarla oynayacağım.

Tabi bunları yaparken etrafımda beni küçümseyecek kişilerin olmamasına özen göstereceğim.

Rabbim ömür verir de bir gün yaşlanırsam -seni içimde yaşattığım için- gördüğüm bazı dedeler gibi huysuz, inatçı, geçimsiz, çocuk gürültüsünden nefret eden bir dede değil; tonton, aksakallı, nur yüzlü ve çocukları –özellikle de torunlarını- çok seven bir dede olacağım inşallah.

Bu planlarım tutarsa kendi çocuklarıma bedenleri büyüse de ruhlarını büyümeye zorlamamalarını tavsiye edeceğim. Yok, eğer tutmazsa en fazla ne olabilir ki? Şimdiye kadar duyduğum ve beni gülümseten “çocuk gibisin” sözünü defalarca duymuş olurum, hepsi bu!

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Eski Okulum başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Etiketler:, ,
Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

2 yorum

  • mine
    22 Mayıs 2012 de 13:44

    Bu yazıda kendimi buldum sanki 🙂 Ben içimdeki çocuğu hiç büyütemedim belki de büyümesini istemedim.Şimdi geriye dönüp baktığımda iyikide büyütmemişim diyorum 🙂 Çünkü onun sayesinde çocuklarımla çok iyi arkadaş olabildim.Onlarla oyunlar oynayabiliyorum,beğendikleri çocuk sinemalarını hiç sıkılmadan izleyebiliyorum 🙂 Çok beğendim çoook ,yüreğine sağlık.

  • Reyhan
    7 Temmuz 2013 de 00:50

    Benim içimde çocuk var mıydı,var mı,nerede,öldü mü,yaşıyor mu onu bile bilmiyorum 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.