İman Tahtası


Sanırım çocukluğumdan beri bu tabiri duymuyordum. Bugün televizyonda bir sağlık programında duyunca içimde bir merak oluştu; Acaba neden göğüs kafesine ninelerimiz-dedelerimiz iman tahtası demiş?

Biraz araştırma yapınca az çok anladım sebebini. Kısaca anlatayım da benim gibi merak edenler de fikir sahibi olsun:)

İşe biraz anatomik açıdan başlayayım. Hepimizin malumudur ki; göğüs kafesimiz iç organlarımızı özellikle de kalbimizi koruyan oldukça sağlam bir yapıdır. Ama hiç kırılmaz bir yapıda olmadığı için de atalarımız “tahta” kelimesini burası için uygun görmüş.

Peki, bu tahta neden iç organ tahtası ya da göğüs tahtası olarak değil de “iman tahtası” şeklinde biraz da fantastik bir isimle isimlendirilmiş?

İrdelemeye devam edelim.

Felsefeciler ve doktorlar gibi pozitif bilimlerle uğraşan kişiler “insanın algı, düşünme ve farkında olma organı beyindir” derken tasavvufçular ve din âlimleri “kalptir” diyorlar.

Elbette ki burada kastedilen kalp kan pompalayan organ değil de onun manevi yönüdür. O da tıpkı aklımız gibi görünmez ama hemen hemen her şeyle alakası vardır.

Mesela bütün sevgiler beyinle değil de kalple yapılır.

Yine aynı şekilde “iman etmiş sayılabilmek için dil ile söylemek yeterli değildir, kalbinizle bunları tasdik etmeniz gerekmektedir”.

Ayrıca Hadis-i Şerif’te Peygamber Efendimiz; “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.” (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539) buyurmuştur.

Demek ki manevi kalbin imanla çok alakası vardır. (Ancak manevi kalbin maddi kalple bir bağlantısı var mı onu tam bilmiyorum.)

Toparlamak gerekirse; göğüs kafesimizin altında kalbimiz olduğu için, kalbimiz de imanımızın kalesi olduğu için kalbimizi koruyan bu yapıya atalarımız “iman tahtası” tabirini uygun görmüştür:)

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Projelerim-3: Yeni Bir Oyun başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

3 yorum

  • hasan
    25 Şubat 2015 de 09:32

    ” bütün sevgiler beyinle değil de kalple yapılır”
    Güzel bir yazı yazı içinde diğer tespitlerde güzel ama ben yukarıdakini beğendim. Biz mantık evliliği yaptık diyenler geldi aklıma…
    Teşekkürler bu güzel yazı için

  • Birsorumolacak_04
    27 Şubat 2015 de 10:10

    Çok güzel bir yazı kaleme almışsınız.Hepimizin kalp gözü açık olsun.Teşekkürler.

  • Eslem Nur
    18 Mayıs 2016 de 13:41

    Kalbin aklı olmalı. 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.