Kaza Namazları


 

Dinimizin direği olan namazın önemi hakkında şimdiye kadar çok şey duymuşsunuzdur. “Namaz dinin direğidir” hadisi bile tek başına yeterli gelmektedir. Bu kadar önemli olan ibadeti sıcak sudan klimaya her türlü imkâna sahip olduğumuz bu devirde kılmamak düpedüz gafilliktir. Hem de bir an önce uyanıp tevbe edilmesi gereken bir gafilliktir. Bu nedenle bir an önce kılmaya başlamalı, hatta daha önce kılmadıklarımızı da kaza etmeliyiz.

İyi de namaz nasıl kazaya kalır?

Bunun üç sebebi vardır; uyumak, unutmak, savaş esnasında düşmandan fırsat bulamamak. Bunların haricindeki sebepler kazaya kalma sebebi değil, doğrudan bu vebali omuzlarımıza yüklenme sebebidir. Ancak bu, gaflete düşerek kılmadığımız namazları kaza edemeyiz demek değildir. Gücümüz yettiğince mutlaka kaza etmeliyiz.

Hangi namazlar kaza edilir?

Üzerimize borç olan farz ve vacip namazlar kaza edilmelidir. Beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası vaciptir. Eğer sabah namazını vaktinde kılamamışsak, kerahat vakti çıktıktan sonra öğle vaktine kadarki zamanda, sabah namazını sünnetiyle birlikte kaza ederiz. Bunun haricindeki sünnetler kaza edilmez.

Peki, kaza namazı nasıl kılınır?

Kerahat vakitleri haricindeki bütün zamanlarda kaza namazı kılınabilir. Hatta üzerimizde kaza namazı varsa nafile namazlar yerine önceliği kaza namazlarına vermeliyiz. Niyet ederken de “niyet ettim Allah rızası için üzerimde olan bir öğle namazını kaza etmeye” denilebilir. Niyetten önce ezan okunup kaamet getirilir. Kaza namazları, ne şekilde kazaya kalmış ise aynı şekilde kılınacaktır. Yani sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 ve vitir 3 rekât olarak kaza edilir. Kaza namazlarını evde kılmak gerekir çünkü kazaya bırakarak girdiğimiz günahı camide kılarak insanlara yaymış oluruz. Bu da günahın affını zorlaştıran bir şeydir.

Sünnetleri terk edip kaza kılmak uygun mudur?

Şafii mezhebine göre üzerinde kaza namazı olan kimse sünnet kılmaz, önceliği kaza namazına verir. Hanefi mezhebine göre ise sünnet kılabilir. Çünkü bu kimse zaten namazı kazaya bırakarak günaha girmiştir. Bunun için hem sünneti hem de kaza namazını kılarak Rabbimizin affına sığınmamız gerekir. Ayrıca sünnetleri kılarak Efendimiz’in yolundan gittiğimizi göstermiş oluruz.

Zaten Doğu’nun Şafii olan yerlerinde “kaza borcu olan kimse sünnet kılmaz” şeklindeki söz öyle tuhaf uygulanıyor ki insan şaşkına dönüyor. Çünkü adam “üstümde kaza borcu var” diyerek sünneti kılmıyor. O zaman kalk kazayı kıl deyince “hangi birisini kılayım” diyor. Böylece bütün sünnetleri terk ediyorlar.

Kıldığımız kaza namazlarını aklımızda tutmak zor oluyor, bunun kolay bir yolu yok mu?

Devir teknoloji devri olduğu için bunun da kolay bir yolu var. Aşağıda verdiğim linkten programı indirip bilgisayarınıza kurarak kıldığınız kaza namazlarını o programa kaydedebilirsiniz. Şifreleme seçeneği de olduğu için çocuklarınızın karıştırma ihtimali de yoktur.

Kaza Namazı Çetelesi: http://yadi.sk/d/ZAyphMF8GS228

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Türk Yapımı Sosyal Ağlar – 7. Güncelleme başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.