Kendimle Söyleşi


Öncelikle benimle söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Asıl ben teşekkür ederim. Ne zamandır kendimle söyleşi yapmayı istiyordum zaten:)

İlk sorumu sorayım; neden Cem Baki ismini tercih ettiniz?

Hiç bilmiyorum. Hani olur ya, insanın diline bir kelime takılır. Yıllar geçse de aklından çıkmaz. İşte futbolcu Cem Baki’nin ismi de çocukluğumdan dilime takılmış. Yıllar sonra internette takma ad olarak kullanmaya başladım. Sanal âlemde biraz paranoyağım ben. Gerçek bilgilerimi mümkün mertebe gizlemeyi uygun görüyorum.  Bu yüzden bloğumu bu isimle açtım.

Biraz gerçek kişiliğinizden bahseder misiniz?

Ne anlatayım ki? Fiziksel olarak ela gözlerinden başka bir özelliği olmayan, bilgisayar ya da tasarım uzmanlığının kenarına bile yaklaşamayan, dışardan bakınca kendi halinde ama içinde fırtınalar kopan bir gencim. Beni farklı yapan en önemli özelliğim; gözlem gücüm. Gözlerim ve kulaklarım ben farkında olmasam bile 24 saat sürekli kayıttalar. Sürekli beynimin “işe yarar” olarak nitelendirdiği bilgileri depoluyorlar. İşte bu yüzden yazı ve şiir yazmak çok kolay geliyor bana.

Ortalıkta bir dünya blog varken neden siz de blog açtınız?

Eskiden ajandalara yazardık yazılarımızı şiirlerimizi. Daha sonra teknoloji gelişti ve çeşitli siteler ortaya çıkmaya başladı. Facebook ve Twitter çıkmadan önce forum ve blog siteleri revaçtaydı. Paylaşımlar bu sitelerde yapılırdı. Blog siteleri orijinal içerikler sunarken Forum siteleri çoğunlukla toplama içerikle işi götürürdü. Sosyal ağlar ortaya çıktıktan sonra orijinal içerik sunan blog siteleri gözden düştü. Herkes hazır içerikleri paylaşmaya başladı.

Ben başkalarının ürettiği şeyleri paylaşmayı sevmeyen biriyim. Kendime ait orijinal içerikler ortaya çıkartmayı isterim sürekli. Bu nedenle kendime ait, rahatça kalem oynatabileceğim bir blog açmayı uygun gördüm. Kendime ait olmayan şeyleri zaten QUUP’ta rahat rahat paylaşıyorum:)

Peki, bloğunuzda neden değişik renkler ve resimler kullanmıyorsunuz?

En baştaki sebep; farklı olmak. Çünkü ben, hoşuma giden (ama başkalarının ürettiği) içeriklerle birlikte kendi ürettiğim şeyleri topladığım bir bloğu yıllar önce açmıştım. Daha canlı renkler ve resimler de kullanmıştım o blogda. Ama hayat şartları nedeniyle bloğu kenara bıraktım ve yıllarca uğramadım. O kadar boş bırakmışım ki şifrelerini bile unuttum:)

O zamandan bu yana onlarca blog sitesi gezdim, takip ettim. Cıvıl cıvıl renkler ve resimle doluydu hepsi. Bense tam tersi sadece yazdıklarımla öne çıkmak istiyordum. Akıllarda sadece kullandığım kelimeler ve kurduğum cümleler kalsın istiyordum. Dikkat dağıtan renkler ve resimler yerine takipçilerimin karşısına Avrupa’nın köklü gazeteleri gibi saf içerikle çıkmak istiyordum. Bu yüzden yeni bloğumu siyah-beyaz bir temayla sürdüm piyasaya.

Renksiz, resimsiz, sıkıcı ama dopdolu bir blogla farkımı ortaya koymak istedim:)

 İleriye dönük hedefleriniz neler?

Öncelikle bloğumu sürekli geliştirmek istiyorum. Belki gelecekte bir gazetede köşe yazarı ya da kendi kitabını çıkaran bir yazar olurum. Şimdilik meşhur olma gibi bir amacım yok ama bakarsın o da olur ve bu söyleşinin bir benzerini meşhur gazetelerin birisinden okursun:)

Neden kendinizle söyleşi yapma gereği duydunuz? Yoksa siz deli misiniz?

Yok artık daha neler:) Bunun birden fazla sebebi var aslında:

-Bloğumda çok farklı türde yazılar yazıyorum. Bir de söyleşi türünü denemek istedim.

-Herkes ünlü biriyle söyleşi yapıyor. Ben bunu farklı şekilde yapmayı uygun gördüm. Ne de olsa blog benim kendi çöplüğüm 🙂

-İnsanların tepkilerini merak ettim. Acaba ilgilerini mi çekecek yoksa saçma mı gelecek?

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum. Başarılar!

Ben teşekkür ederim.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Nafile Namazlar başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

18 yorum

  • nisa
    4 Haziran 2012 de 20:21

    Garip bir yazı olmuş. Şaşkınlık içindeyim.

  • minece
    5 Haziran 2012 de 06:46

    Çok ilginç ve sıradışı bir yazı olmuş.Bunu sanırım zaman zaman hepimizin yapması gerekiyor.Özelliklede içimizdeki çocukla :)Çünkü hayatın maratonuna kendimizi öyle kaptırıyoruzki bazan,içimizdeki çocuğu unutuyoruz..Bu kısa söyleşi sayesinde bizde yazarın kişiliği hakkında ufak ipuçları edinmiş olduk 🙂 Her ikinizinde Emeğine ve yüreğine sağlık kardeşim 🙂

  • sanem
    22 Haziran 2012 de 18:53

    Harika bir röportaj olmuşşş:)

  • selamim
    1 Ocak 2013 de 23:11

    Bunu bende deniycem:) Kendimle röportaj yapıcam bakalım 😀 Ayrıca istersen karşılıklı deneme röportajı yapabiliriz 😀

    • cembaki
      1 Ocak 2013 de 23:21

      sana ulaşabileceğim bir blogun ya da mail adresin var mı?

      • selamim
        1 Ocak 2013 de 23:43

        Blogum var: mehmetcabar.com . İletişim alanından bana mail atarsan, sana gün içinde dönüş yaparım.

  • ÇELEBİ KAPTAN
    2 Ocak 2013 de 07:32

    Bence fikir olarak güzel olmuş, hatta manidar. Her insanın kendisiyle iç konuşması vardır ve bu yine kendisiyle arasında kalır siz bunu ön plana çıkarmışsınız ancak yazıda bazı tezatlıklar söz konusu Gerçek isminizi kullanmamış olmanızı saygıyla karşılıyorum bugün çok büyük gazetelerde farklı imzalarla(Mahlas ile) makale yazanlar var ama bunu deşifre etmiyorlar ve gizemlerini koruyarak ortaya attıkları fikirleriyle merak konusu oluyorlar hatta bazen sahte isimlerinden gerçek ismindeki satırlarına salvolar atarak ilgi toplamaya çalışıyorlar Ben şimdi her yazınızı okuduğumda acaba ismi gibi bu da mı sahte yi ister istemez düşüneceğim keşke sırrınızı deşifre etmeseydiniz. Fakat madem kendinizle röportaj yapacak kadar cesur davranıyorsunuz (ki samimiyetinize inanıyorumve ayrıca bu fikrinizi beğendim) aynı cesareti kendinize sorduğunuz sorularda da göstermeniz daha uygun olurdu . Ancak arzu ederseniz yine sizinle, sizin sitenizde yayınlanmak üzere uygun görürseniz bende kendi bloğumda yayınlarım benim sizinle röportaj yapmama izin verin ben sorayım soruları siz cevaplayın böylece okuyucu gözüylede bloğunuzu test etmiş olursunuz cevabınızı bekliyorum
    sevgilerimle .

    • cembaki
      3 Ocak 2013 de 21:20

      Öncelikle bu uzun yorumunuz için teşekkürler. Ancak sizi anlamakta zorlandığım yerler var. Benim röportajımda ya müstear isim kullandığımı belli etmemem ya da gerçek ismimi açıkça söylemem gerektiğini mi savundunuz? Bu yazımı, blogumu açtıktan yaklaşık bir ay sonra yazdım. Amacım ise; ileride eğer meşhur olur da bir gazetede röportajım çıkarsa o röportaja hazırlık yapmaktı:) Ayrıca denenmemiş bir şeyi deneme arzusuyla bu yazıyı yazdım. Kimliğimi kendimce haklı bazı sebeplerden gizli tutmayı seçtim. Ama müstear isim kullandığımı da açık açık yazdım çünkü yakın çevreme bu blog benim dediğimde inandırmakta güçlük çekiyordum.

      Gelelim sizinle röportaj yapma fikrine. Özellikle başka blogda röportajım çıktıktan sonra röportaj teklifleri almaya başladım. Kimseyi kırmamak için kabul etmek istiyorum ancak gerek kendimle röportajımda gerek diğer blogla röportajımda şimdilik bana sorulabilecek bütün sorulara samimiyetle cevap verdim. Müstear isimle yazıyorum diye yaşadığım duygular da müstear olacak değil ya:) Eğer bu soruların haricinde farklı sorular sorabilirim diyorsanız neden olmasın? Ancak yine söylüyorum, gerçek kimliğimi açıklama zorunluluğu olan veya özel hayatımı ilgilendiren sorular soracaksanız maalesef bu röportajı yapamayız. Anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.
      Saygılarımla…

      • ÇELEBİ KAPTAN
        4 Ocak 2013 de 10:17

        Nazik içten cevaplarınıza çok teşekkür ederim . Görüyorum ki hayata oldukça hazırlıklı bir yapınız var.
        Bu sebeple sizden ricam bu kanaldan size ileteceğim röportaj sorularını OKUYUCULARIMIN SORULARINA CEVAP başlığında açacağınız sayfanızdan sorulara cevap vermenizi rica ediyorum . Elbette yıllarca röportaj yapmış biri olarak kişilik haklarınızı da koruyarak ama sizi şimdilik halka mal olacak bir namzet sıfatıyla tüm takipçilere daha yakından tanıtabilmek hatta belki o kadar bile olabilir ki belki bana verdiğiniz cevaplarla kendinizin farkında olmayan bir özelliğinizi kefedebileceğiniz bir duygu yaşayacak olma ihtimalinizle her soruya cevabınızı takiben diğer soruyu size yönelteceğim hem tefrika halinde belki diğer takipçilerinizin de ilgisini çeker hemde sizin için yorucu olmaz bu vesileyle yukarıda bahsettiğim OKUYUCULARIMIN SORULARINA CEVAP başlığını açtığınız andan itibaren sorularımı yöneltmeye başlayacağım
        sevgilerimle

    • cembaki
      15 Ocak 2013 de 07:49

      Biraz gecikmeli de olsa istediğiniz kategoriyi açtım. Kişisel nedenler sebebiyle yaşanan gecikme için kusuruma bakmayın. Bana yönelteceğiniz soruları yorum şeklinde değil de iletişim (contact) bölümünden ulaşmanızı rica ediyorum. Sorularınızı ve cevabımı soru-cevap kategorisine ekleyeceğim. Saygılarımla

  • Reyhan
    23 Haziran 2013 de 16:34

    Çok hoş,güzel ve blog yazarı hakkında bilgilendirici olmuş :)En azından bir şeyler okuyoruz ama kim yazıyor bu bir şeyleri sorusunun cevabı şekillenmiştir aklımızda azıcık 🙂

  • Halil İbrahim
    21 Kasım 2014 de 11:48

    Aslında Herkes Kendisyle iç dünyasında söyleşi yapar ama bunu ulu orta Blogda yazmak baya bir cesaret ister tebrik ederim. Bir nevi insanın kendisiyle yüzleşmesi gibi bir şey olmuş

  • mustafa
    4 Ocak 2015 de 22:14

    güzel vede ilginç ayrıca çok başarılı…
    aslında yorumcuların da dediği gibi kendimizle bu tür konuşmalar yapıyoruz genelde kendime kızdığım zamanlarda oluyor yada bir hatanın yanlışın sonucunda da oluyor bazende mutlu bir zamana denk geliyor…ilgimi çeken ne biliyormusun insanın bu tür konuşmalar yaparak kendini daha iyi tanıması vede farkındalık olasılığının artması..insanların birbirinden öğreneceği çok şey var aslında 🙂

  • Mahir Haydar
    5 Ocak 2015 de 00:41

    Hep bunlar can sıkıntısı, şaka bir yana iyi oldu bu yazı hocam. #birfikir Ayda bir kere böyle kendinizle söyleşi yapsanız iyi olur aslında hani o ayı değerlendirdiğiniz, planlarınızı belirttiğiniz bir söyleşi.

    • Aruchan
      Cem Baki
      5 Ocak 2015 de 01:02

      Ben bunu yazdığımda ne eleştiriler ne dalga geçmeler yaşadım bilemezsin. İnadına silmedim. Sen şimdi diyorsun ki “ayda bir yap”. Bilemedim şimdi:)

  • Tuna
    2 Şubat 2015 de 18:46

    Gerçekten farklı bir yazı olmuş. Hem söyleşi tarzında, hem de kendinizi tanıtan bir ifade biçimi olmuş. Hoş ve insanda tebessüm yaratan bir yazı. Tebrik ederim.

  • byrm
    17 Ekim 2015 de 19:04

    cem baki bey söyleşi yapacak ünlü biri arıyorsanız benimle görüşebilirsiniz:)

  • elanur
    18 Ağustos 2017 de 16:12

    çok farklı eğlenceli ve tam sıze yakışır bı yazı olmuş hocam emeğinize sağlık 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.