Küsmek


Küsmek; Dürüstlüktür, Çocukça’dır Ve Ondan Dolayı Saftır, Yalansızdır…
Küsmek; Seni Seviyorum’dur Vazgeçmemek’tir, Beni Anla’dır…
Küsmek; Kızdım Ama Hala Burdayım’dır, Gitmiyorum’dur, Gidemiyorum’dur…
Küsmek; Nazlanmak’tır, Yakın Bilmek’tir, Benim için Değerlisin’dir.
Küsmek; “Sevdiğini Söyle” Demektir, “Hadi Anla” Demektir.
Küsmek; Umuttur, Acıları Bitirmektir, Emin Olmaktır.

Ünlü bir şairimize ait olan bu söz benim yazmak istediklerimi özetliyor aslında. Siz yine de devamını okuyun:)

Günlük hayatımızda çevremizle farklı farklı samimiyetler kurarız: iş arkadaşı, arkadaş, dost, kardeş…

Bazı insanlarla “mecburen” diyalog içine girerken bazılarını kendimize daha yakın hissederiz ve her fırsatta samimiyeti ilerletip giderek yakınlaşırız. Mecburen diyaloğa girdiğimiz insanlara koyduğumuz mesafeleri yakın gördüklerimize koymayız. Onlara yakınlaştıkça daha fazla değer veririz, daha fazla güveniriz, emin oluruz adeta.

Ve bir gün bu değer verdiğimiz insanlar “hiç beklemediğimiz” bir şey yapıverir. Hiç beklemediğimiz için ilk anda neye uğradığımızı şaşırırız. Diğer insanlara yaptığımız gibi uzaklaşamayız, darılamayız, kırılamayız.

Tek çaremiz vardır; küsmek!

Küseriz ve kendimizi geri çekeriz. Küseriz çünkü vazgeçmemişizdir. Geri çekeriz çünkü uzaklaşamayız. “Gitmiyorum, gidemiyorum, bir adım geriye çekildim ama gözüm üzerinde. Seni hala koruyup gözetiyorum ama bil ki beni kızdırdın” mesajını vermek isteriz.

Sevdiğimiz insanın “hatasını anlamasını” bekleriz. Bazen birkaç gün, bazen yıllarca… Bu esnada sürekli onun hareketlerini gözleriz ve affetmek için çeşitli sebepler ararız. Pişman olduğunu sezdiğimiz an tekrar dönüş yaparız. Çünkü o insanı yüreğimizden çıkarıp atmamışızdır. Sadece kalbimizdeki odasından çıkarıp kapının önüne bırakırız ve odanın kapısını da kilitlemeyiz. Geri dönmek isterse tek yapması gereken kapıyı açıp girmektir.

Küsmek; darılmaktan, kırılmaktan, kavga edip ayrılmaktan çok farklıdır. Küserek aslında sana çok değer veriyorum, benim için çok değerlisin, neden böyle yaptın, hadi pişman olduğunu göster de seni affedeyim deriz gizliden gizliye.

İşte bu nedenle ben severim küsmeyi. Severim ve değer verdiğim insanlara karşı kullanırım.

Değer vermediklerime ise hiçbir şey yapmam. Çünkü birisine değer vermiyorsam onu kaale almıyorumdur. Onu takmıyorumdur. Umursamıyorumdur. Yaptıklarını görmüyorumdur. Dönüp de neden böyle yaptın bile demem. Çünkü onu bile haketmiyordur.

Eğer size küsüyorsam bana kızmak yerine sadece anlayın DEĞERLİ olduğunuzu.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Beğen(me) Paylaş(ma) başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

1 Yorum

  • Hilal Yavuz
    8 Eylül 2014 de 21:01

    Etkileyici bir yazı 🙂 Özellikle benim için çok bilgilendirici oldu 🙂

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.