Mutluluğunuz mutluluğumuzdur 2


“Dostlar kıymetli taşlar gibidir; az bulunur ve ne zaman karşınıza çıkacağını yalnızca Allah bilir.” C.B.

Yıllar önce otogarda karşılaşmıştık. Asker-öğretmenliğin acemi birliğini yapmak üzere Burdur biletini almış sağa sola bakınırken, elinde dosyası sırtında mini valiziyle karşıdan göründü. Tanışma kaynaşma derken 18 gün boyunca yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Memleketlerimiz yakın, üniversitemiz ve bölümümüz aynı hatta görev yerlerimiz komşu ilçeler olmasına rağmen hiç karşılaşmamıştık. Rabbim o güne nasip etmiş. Belki daha önce tanışmış olsak böyle dost olamayacaktık.

Sevgili dostumla askerlik dönüşü de bağları koparmadık ve başta okulla ilgili konular olmak üzere birçok konuda birbirimizi destekledik.

Birkaç ay önce de düğün tarihini kesinleştirdiğini söyledi ve “mutlaka bekliyorum” cümlesini üzerine basa basa söyledi. Bizim düğüne gelmiş olması ve kısa süre önce arabamızı da almış olmamız na bu cesareti vermişti.

Cumartesi günü öğle vakti aracımıza binip besmeleyle yola çıktık. Önce depomuzu doldurduk sonra aracımızı yıkattık. Rabbimize güvenip yandex navigasyona da bel bağlayarak yola çıktık. Yandex bizi iki defa yanlış yerden döndürmeye çalışsa da dostumun “tabelayı görmeden dönme” sözü üzerine devam ettik. Önce bulunduğu ilçeye sonra davetiyede yazan köye ulaştık. Ama yolların durumu içler acısıydı. Yeni büyükşehir olmuş bir ilin köy yolu böyle kötü olmamalıydı.

Sağolsun dostumun hattı çekmediği için kendisine ulaşamadık ve sora sora Bağdat bulunur misali köyü bulduk. Aracımızdan iner inmez dostumla karşılaşmamız güzel oldu. Başka bir ilden gelen bir arkadaşıyla birlikte bizimle çok iyi ilgilendi. Karnımızı doyurduk, çayımızı içtik, muhabbetimizi ettik. Onların adetlerine göre damat kız evine erken gitmesi gerektiği için bizi ailesine bırakıp gitti. Birkaç saat sonra da biz akrabalarının kılavuzluğunda komşu köye yani kız evine vardık.

Bir saat kadar da orada bulunduk. Eğlenceler oyunlar devam ederken diğer arkadaşla birlikte hediyelerimizi takdim ederek müsaade istedik. Yolumuz uzundu ve ben hala acemiydim. Yolun belli bölümüne kadar diğer arkadaş önümüzden kılavuzluk etti. Bildiğimiz yerlere gelince o da bastı gitti. Biz ise gece 22.00 gibi düğün evinden ayrılıp 01.15 gibi kendi evimize ulaştık. Rabbime hamdolsun yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Sadece hanım bol bol “aman yavaş, fazla hızlanma, boş ver sen onları” cümleleriyle aracın üçüncü freni (yani dil freni) görevi gördü:)

Son söz:

Sevgili dostum bilmiyorum sen bizden memnun kaldın mı ama emin ol biz başta kardeşlerin olmak üzere bütün akrabalarının yakın ilgisinden çok memnun kaldık. Sayenizde yeni yerler yeni insanlar yeni adetler tanıdık. Rabbim kurduğunuz yuvayı ömür boyu daim etsin. Ağzınızın tadı hiç bozulmasın. Evliliğiniz hayırlı evlat meyveleriyle daha da tatlansın. TEBRİK EDİYOR ve en kısa sürede buralara bekliyoruz.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Bir “like” için neleri feda edersiniz? başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

4 yorum

  • Halil İbrahim
    6 Nisan 2015 de 08:26

    Hoş bir yazı olmuş…

  • ekrem
    9 Nisan 2015 de 13:16

    güzel bir anı olmuş

  • Elanur
    28 Ağustos 2017 de 14:21

    Sizin gibi dost herkese lazım hocam ellerinize sağlık

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.