Neden ben?


 

Eğer şu an bu yazıyı okuyorsanız yıllar önce milyonlarca sperm hücresi arasından seçilerek bu dünyaya gönderilmiş şanslı kişisiniz demektir. Düşünsenize; sizden bir sonraki hücre seçilmiş olsaydı diğer milyonlarca kardeşinizle birlikte siz de çoktan yok olmuştunuz.

İlkokula giderken Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine gelen öğretmenimiz ilk derste birkaç soru yazdırmış ve bir sonraki derste bu soruların cevaplarını yazıp gelmemizi istemişti:

-Sen kimsin?

-Nereden geldin?

-Nereye gidiyorsun?

-Bu dünyaya niçin gönderildin?

-Ölünce nereye gideceksin?

Çocuk aklımızla bu sorulara cevap bulamamıştık ve öğretmenimiz cevapları kendisi yazdırmıştı. Açıkçası onun yazdırdığı cevaplar şu an aklımda değil ama sorular yıllardır kafamda dolanıp duruyor.

Yıllar içinde bu sorulara ben de bir tane ekledim:

-Neden ben?

Öyle ya, milyonlarca sperm arasında ufak bir karışıklık olsa (hâşâ), ben değil de başka bir insan olurdu şimdi. Belki o daha iyi bir kul, daha iyi bir evlat, daha iyi bir koca olurdu. (Ya da tam tersi.)

Ama yoook. Gücü her şeye yeten Rabbimiz karışıklığa mahal vermeden beni seçmiş ve bu dünyaya imtihan için “beni” göndermiş.

Tamam, bu konuda şüphem yok ama neden ben?

Bende hangi hikmetler gizli?

Bu dünyadaki vazifem sıradan bir insan olarak doğup yaşayıp ölmek mi? Yoksa dünyayı değiştirecek bir şeye mi sebep olacağım?

Savaşlarda komutanın emrinde çarpışan sıradan bir er mi olacağım? Yoksa bizzat savaşı yöneten komutan mı?

Ya da bir öğretmen olarak binlerce iyi öğrenci yetiştirirken eriyip gidecek miyim? Yoksa dünyayı yakıp yıkacak bir zalimi mi yetiştireceğim?

Her şeyden öte, beni milyonlar arasından seçen Gizli El’e layık mı olacağım yoksa ihanet mi edeceğim?

Yıllar içinde öğretmenimin sorularına kendi cevaplarımı buldum, ancak kendi soruma tam bir cevap bulamadım.

Galiba ben acele ediyorum. Zaman bana bu sorunun da cevabını er-geç verecektir.

Peki ey okuyucu ya sen?

Bunca koşuşturma arasında ellerini başının arasına alıp bu soruları ve olası cevaplarını “SEN” hiç düşündün mü?

Hiç merak ettin mi:

-Sen kimsin?

-Nereden geldin?

-Nereye gidiyorsun?

-Bu dünyaya niçin gönderildin?

-Ölünce nereye gideceksin?

En önemlisi de: Neden sen?

 

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Hangi diziyi? Niçin? (2) başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

2 yorum

  • reyhan
    14 Kasım 2013 de 13:01

    Hemde ne merak..Özellikle de neden geldim,bir amacım olmalı kismina.Anlamsizca gelmiş olamam ya hani,ya da olmamalıyız.Ama daha bir cevap bulabilmiş değilim

  • deniz
    15 Kasım 2013 de 00:05

    kişi kendini hırpalamadan, cevapları olduğu gibi değişikliğe uğratmadan verebilecek mi? bence mesele budur.

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.