Otobüs yolculukları üzerine


Günümüzde ulaşım alanında çok büyük gelişmeler olsa da ülkemiz bu gelişmelerden biraz yavaş nasipleniyor nedense. Özellikle şehirlerarası yolculuklar için iyi bir çözüm henüz bulunabilmiş değil.

Uçaklar her ne kadar son zamanlarda atağa geçmiş olsa da her yerde hava alanı olmaması ve bilet fiyatlarının pahalılığı yüzünden fazla çok yaygınlaşamıyor. Normal trenler çok ucuz olsa da bütün şehirlere gitmediğinden ve yavaşlığı yüzünden mecbur kalınmadıkça kullanılmıyor. Gerçi bu aralar YHT (yüksek hızlı tren) biraz atak yaptı ancak onu taşıyacak rayların birkaç ilde olması onu da gözden düşürüyor.

Aynı şekilde denize komşu birkaç ilde feribot çalışıyor olsa da deniz ve nehirlerimizde yolcu taşımacılığı yok denecek kadar az.

Tam bu noktada otobüsler imdadımıza yetişiyor. (mu acaba?)

Evet diğerlerine göre avantajları var. Mesela her şehire otobüslerle gitmek mümkün. Normal trene göre daha hızlı ve konforlu. Fiyatları da makul seviyede. Farklı firma, saat ve konfor seçenekleri olmasının yanında otobüslerin yeniliği ve her koltukta ekran olması son zamanlarda otobüsleri daha bir çekici yaptı.

Ancaaaaak, bunlar yeterli mi? Bence kesinlikle değil. Neden diye sormadan önce aşağıda yazdıklarımı okuyun. Bana hak vermekle kalmayacak, aynı şeyleri yaşadıklarınızı fark ederek otobüs yolculuklarından bir kez daha nefret edeceksiniz.

Otobüs yolculuklarından nefret ediş sebeplerim şunlar;

-Aynı koltuğun iki kişiye satılması (siz yok sanıyorsunuz ama Doğu otobüslerinde hala sıkça rastlanıyor)

-İstediğiniz gün ve saate bilet bulamamak

-Bayan yanı, erkek yanı muhabbeti (tamam uygun değil ama bulduğun tek biletin bayan yanı olması kadar sinir edici bir şey de yok…bari bayan otobüsü-erkek otobüsü çıkarın da bu sıkıntıdan kurtulalım:)

-Otobüslerin ışıklarda ve yol kenarlarında beklemesi (zaten fazlasıyla mola veriliyor…bir de bu beklemeler eklenince yolculuk ızdıraba dönüşüyor)

-Mola yerlerinde tuvaletlere para vermek, buna rağmen birçok tuvaletin pis ve kokulu olması

-Yine mola yerlerindeki market ve lokantaların fahiş fiyatlarla satış yapması (insanların zor durumlarından faydalanan aciz insanlar işte…hakkım geçiyorsa helal etmiyorum bunlara)

-Koltukların uygun olmaması yüzünden sırt, boyun ve ayak ağrıları içinde saatlerce uyumaya çalışmak

-Koltukların arkasına konulan ekranlarda sürekli 2-3 filmin oynaması ve bu akışa müdahale edememek

-Yine koltukların arkasındaki ekranların bozuk olması (dokunmatikse bastırmak bile işlemez, tuşluysa en lazım olan tuş kesin bozuktur)

-Verilen kulaklıkların bozuk olması ya da kulağını sıkıp baş ağrısı yapması (bunu kendi kulaklığımı yanımda taşıyarak çözdüm:)

-Bazı öküzlerin kulaklık takılan deliğe bir şeyler tıkıştırması

-İnsanların ayakkabılarını çıkarmaları, ter kokmaları ve bunu bastırmak için muavinin sürekli parfüm sıkması yüzünden otobüsün içinin berbat kokması (bu koku bende uzun süreli baş ağrısı yapar)

-Yanınıza oturan kişinin gece yarısı başını size yaslayarak (hatta size sarılarak) uyuması ve dürtmenize rağmen uyanmaması

-Firmaların cimriliği yüzünden saatlerce süren yolculukta sadece içecek ikram edilmesi (eskiden ne güzeldi…sık sık ikram yapılır ve kek, kraker gibi atıştırmalıklar da dağıtılırdı)

-Çağırdığınızda mırın kırın eden muavinin az sonra “filan yerde mi ineceksin abey” diye defalarca yanınıza gelmesi

-Bazı şoförlerin yasak olmasına rağmen araba içinde sigara içmesi (hele bir de ön koltuklarda oturuyorsanız nefes alamazsınız)

Biraz da reklam: Bu sorunların hemen hemen hiç birisini yaşatmayan, bunun yanında tarihi geçen biletin kullanılabilmesi, her koltukta 220 volt priz, yolcunuzu internet üzerinden takip edebilmeniz gibi ekstra avantajlar da sunan bir firma var; Anadolu Ulaşım. Uşak ilinden çıkan ve otobüs yolculuklarına yeni bir soluk getiren bu firma maalesef bütün şehirlere gitmemesi yüzünden kaybediyor. Eğer Batı bölgelerimizde yolculuk yapacaksanız mutlaka bu firmaya şans verin.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Dilime Dolananlar-5 başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

1 Yorum

  • Hilal Yavuz
    17 Ağustos 2014 de 21:01

    O bir yerlere bir şeyler tıkıştırmaya çalışan öküzler maalesef her yerdeler… Bayan yanı gibi bi sıkıntım hiç olmadı çünkü genelde annemle yolculuk yaptığım için bu sorun ortadan kalkıyor.. Muavin dersen hep anormali denk geliyor… Bu yolculuk sabır işi valla… Duygularıma tercüman olmuşsun yine abicim 🙂 Teşekkürler…

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.