Oyuncaklar


Oyuncaklarla bağımı asla koparmadım. Ama amca olduktan sonra dikkatim iyice oyuncaklara yöneldi. Artık oyuncak dükkânlarına, marketlerin oyuncak reyonlarına daha fazla uğramaya başladım.

Bunu yaparken de zihnimde bir çocuğa doğumundan itibaren nasıl oyuncaklar seçilmeli, nelere dikkat edilmeli, nelerden kaçınmalı soruları oluşmaya başladı. Ben de bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Şunu da belirteyim ki; burada yazdıklarım genel-geçer doğrular değil benim okuduğum, dinlediğim, gözlediğim ve yaşadığım şeylerdir. Sonuçta ben bir pedagog değilim:)

Öncelikle oyuncak nedir’le başlayalım. Oyuncak; çocukların hayal gücünü kullanarak eğlenmelerini, güzel zaman geçirmelerini sağlayan, bunu yaparken de onları yavaş yavaş hayata hazırlayan, eğiten-öğreten, çeşitli maddelerden yapılmış cisimlerdir.

Peki, oyuncak seçerken nelere dikkat etmeli? Nelerden kaçınmalı?

1-Herkesin bildiği gibi çocukken hayal gücü çok güçlü olur. Yaş büyüdükçe giderek azalır ve belli bir yaştan sonra insan neredeyse tamamını yitirir. Oyuncak alırken öncelikle buna dikkat edilmelidir.

Kendi çocukluğumdan bir örnek vereyim; annelerimizin sümüğümüz aktığında silmemiz için cebimize koydukları mendilleri üçgen şeklinde katlayıp bir köşesinden tutarak “silahçılık” oynadığımızı iyi hatırlarım. Sanki o an mendil sihirli bir şekilde silaha dönüşürdü ve bizim ateş etmemizi beklerdi. Yine ayağımızdan lastik pabuçlarımızı çıkarıp içlerine kum doldurarak çıplak ayakla  “arabacılık” oynamışlığımız çoktur.

Yani illaki “silahçılık” oynamak için gerçeğinin birebir kopyası şeklinde yapılmış oyuncak silahlara çocukların ihtiyacı yoktur. Hele ki bu silahların boncuk, dart, taş gibi yaralayıcı şeyler fırlatmasına hiç gerek yok. Çünkü çocuk zaten onu hayal dünyasında canlandırabilmektedir.

2-Oyuncak seçiminde dikkat edilmesi gereken diğer konu çocukların gelişim dönemleridir. Mesela; bebekken oyuncaklar büyük, yumuşak, tek parça ve tutması daha kolayken büyüdükçe oyuncaklar küçük, sert, küçük parçalar halinde olabilir. Bu yüzden oyuncakların üzerine uyarılar konulur; “3 yaşından küçük çocukların oynaması sakıncalıdır” gibi.

3-Çocukların cinsiyeti de oyuncak seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biridir. Oyuncaklar çocukları eğlendirirken bir taraftan da onları hayata hazırlar. Toplumdaki rolleri de büyüdükçe şekilleneceği için çocuğun cinsiyetine göre oyuncak seçmek gerekir. Erkek çocuğa kız bebek, kız çocuğa araba almak çocuklarda kavram kargaşası oluşturabilir. Gerçi artık erkeklerin yaptığı her işte bayanları da görmek mümkün ama yine de çocuklarımızın cinsiyetlerinin farkında olmalarını sağlamamız gerekir.

4-Aslında en başta saymayı düşündüğüm maddeyi buraya ekliyorum; oyuncakların yapıldığı malzemeler. Maalesef son yıllarda Çin malı oyuncakların girmediği dükkan, ev, mağaza yok gibi. Çin’den ithal edilen ucuz ama kalitesiz, adi, zararlı oyuncakları her yerde görüyoruz artık.

Evet, aileleri anlıyorum. Çocuk oyuncak istiyor, aile de gördüğü en ucuz oyuncağı çocuğu susturmak için alıveriyor. Bu geçici bir çözüm olabilir ama uzun vadede sorunları da beraberinde getiriyor.

Oyuncak adi olduğu için hemen bozuluyor ya da kırılıyor. Yapımında kullanılan kimyasallar çocuğun bünyesine nüfuz ediyor. Çocuk yeni oyuncak isteyip aldırdığı için bu defa elindekiyle yetinmeyi öğrenemiyor. Çabucak sıkılan, doyumsuz bir birey olmaya başlıyor. Ben öyle aileler gördüm ki 2-3 sepet oyuncağı olduğu halde çocuk hiç birisiyle oynamak istemiyor, yeni oyuncak istediğini söylüyor ailesine. İçindeki kimyasalları geçtim yapılan israfa ne demeli?

Bunun yerine şu yapılabilir; kaliteli oyuncaklar pahalı olduğu için ucuz oyuncağa verilecek parayı biriktirip birkaç ayda bir sağlıklı ve sağlam bir oyuncak alınabilir.

Biz küçükken tahta veya metalden kendi oyuncağımızı kendimiz yapardık. Plastik oyuncağımız çok çok azdı. Bir ara plastik oyuncaklar zirve yaptı ancak sonradan anlaşıldı ki ahşap oyuncaklar daha sağlam ve sağlıklıymış. Bu defa uzmanlar ahşap oyuncakları tavsiye etmeye, oyuncak üreticileri de ahşap oyuncakları üretmeye başladı.

Yine son zamanlarda dikkatimi şu çekiyor; oyuncaklar gerçek hayatın birebir kopyası halinde yapılıyor. Kız bebek yapılmışsa makyajı, elbisesinin pırıltısı, kıyafetin kısalığı gerçek hayattan aynen alınıyor. Hâlbuki buna hiç gerek yok. Daha önce de söylediğim gibi çocuğun hayal gücü bunu fazlasıyla yerine getirir. Üzerinde hiç elbise olmayan bir bebeğe bile çocuk hayalinde istediği elbiseyi giydirip o şekilde oynayabilir.

Bu tarz gereksiz ayrıntı ve özelliklerle donatılmış oyuncaklar hem pahalı olur hem de çocuğun dikkatini dağıtır. Çocuğun asıl ihtiyacı olan bebeğindeki özellikler değil o bebeği oynayacağı arkadaş ortamıdır.

Eğitici oyuncak alınması konusuna da kısaca temas etmek istiyorum. Evet, eğitici oyuncaklar çocuğun zihinsel gelişimi için gereklidir. Ama oyuncakların tamamı da eğitici olmak zorunda değil. Çünkü biz bile çalışmaktan, okula gitmekten, normal yaşantımızdan sıkılıp eğlenmeye zaman ayırıyoruz. Demek istediğim; bazı oyuncaklar eğitici olmasa da olur. Çocuğa güzel zaman geçirtmesi bile güzel bir özelliktir:)

Son olarak da bir arkadaşımdan gördüğüm örneği vermek istiyorum. Arkadaşım çocuğuyla anlaşma yapmış, ayda bir oyuncak alınacak. “Bu oyuncağı istersen hemen al, istersen bu hakkını sakla daha sonra beğendiğin bir oyuncakta kullan” diyor. Çocuk tercihini yaptıktan sonra mağazaya gittiklerinde çocuğunu serbest bırakıyor. Mağazayı gezip oyuncakları inceleyen çocuk kendi seçtiği bir oyuncağı getirip “bunu alalım” diyor. Eğer o oyuncak alınırsa o ay başka oyuncak alma hakkı kalmıyor.

Çocuğun kendi kararlarını vermesini sağlayan bu ilginç yöntem de kullanılabilir tabi ki:)

İnşallah faydalı bir yazı olmuştur.

Saygılarımla…

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

2 yorum

  • çotanak
    15 Aralık 2012 de 21:46

    hacı evlilik öncesi iyi bir konu..nette yapacak bişey yok bari çok yaz şu yazıları…

  • Reyhan
    23 Haziran 2013 de 16:24

    Çok güzel bir konuya değinmişsin ben şimdi gördüm konu başlığını.Güzel ve dikkat edecek olan kişiler için eğitici bir yazı olmuş

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.