Sahi Ramazan ne ayı?


Rabbimiz bu seneki mübarek ayına da kavuşturdu bizi. Sonsuz hamdü senalar olsun. Ramazan ayını layıkıyla yaşayanlardan eylesin.

Ramazan ayı oruç ayıdır. Sabır ayıdır. Bereket ayıdır. Kuranı Kerim ayıdır.

Fakirleri, muhtaçları, açları anlama ayıdır. Fitre ve zekat ayıdır. Kendimize çeki düzen verme ayıdır. Silkelenip toparlanma ayıdır.

On bir ay boyunca semirttiğimiz nefsimize “dur” deme ayıdır.

İslam dini geldiğinden beri bu böyledir ve böyle kalacaktır.

Ama gelin görün ki daha mübarek şehrü Ramazan gelmeden ekranlarda “iftar sofrası” adı altında düğün sofralarından hallice sofralar gösterilerek “yiyin, şişin, semirin, davul gibi kabarıp kıpırdayamayın, teravihe gidip ferahlayamayın” mesajları zihinlere telkin edilmeye başlandı.

Sanki (haşa) oruçla birlikte bazı içecekler de emrolunmuş gibi parlak ambalajlı zehirler “iftar sofralarının vazgeçilmezi” diyerek lanse edildi. Alınan her şişenin Müslümanların üzerine mermi olup yağdığını bilmeyen saf Müslümanlar, kuzu kılığına girmiş hain kurtlar tarafından kandırılmaya başlandı.

11 ay boyunca kadın bedeninden nemalananlar sağda solda “göz yaşartıcı bomba” tesiri gösterebilen hocalar arayarak “çok cüzi(!!!)” fiyatlarla kanallarına transfer etmeye başladı.

Yine 11 ay boyunca bal ve çakma telefon satarak masum insanları kandıran sahtekârlar ibreyi kıble gösteren seccade ve mealli Kuranı Kerimlere çevirdi. Tamamen duygusal!

Ve şimdiye kadar masumca kandığım mevzuya bu sene uyandım: Ramazanı şerifi Osmanlıya hasretmek. Ötesini düşündürmemek. Sanki yalnızca Osmanlı döneminden beri oruç tutuluyor, Ramazanı en güzel yaşayanlar Osmanlılardı, ah o eski Ramazanlar!

Peki ya Efendimiz (sav)?

O neler yapıyordu oruç tutarken? Ne yiyip içiyordu?

Bu sene oruç yaza geldi, 18 saat oruç tutacağız diyerek “tok tutan, acıktırmayan, susatmayan” yiyecekleri gözümüze sokanlara inat Peygamber Efendimizi ve eshabını hiç aklımıza getiriyor muyuz? Onlar kaç derece sıcaklıkta ve kaç saat oruç tutuyordu?

Âlemler yüzü suyu hürmetine yaratılan Efendimiz bütün günahları bağışlandığı halde çöl sıcağında saatlerce oruç tutmuşken biz hala midemizdekileri eritmeden nasıl akşam ederiz hesapları yapıyoruz. “Hangi pozisyonda, kaç saat camış gibi yatarsam hiç acıkmam acaba” düşünceleriyle saat sayarken sene boyunca aç gezenleri hiç aklımıza getiriyor muyuz?

Acıkmayacaksak, susamayacaksak, o duyguları tadıp “açlıkla susuzlukla imtihan etme Allahım” duaları eşliğinde muhtaçlara yardım etmeyeceksek, ibadet edip gözyaşı dökmeyeceksek saatlerce bir şey yiyip içmeden durmanın kime faydası var?

Ramazan ayı yiyip içme, davul gibi şişme ayı değildir. Lütfen karıştırmayın!

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Eminim hiç böyle düşünmemişsinizdir! başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Etiketler:, ,
Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

8 yorum

  • Murat Aktaş
    18 Haziran 2015 de 09:10

    Özellikle o malum içeceğin, bizim dinimize saygısı varmış gibi lanse ettiği o iğrenç ötesi reklamlar yok mu! İğrenmemek elde değil. Allah bizi de ıslah eylesin…

    Ramazan-ı Şerif hayırlı olsun, Allah bayrama kavuşmayı nasip etsin…

    • Aruchan
      Cem Baki
      25 Haziran 2015 de 02:20

      Amin kardeşim, cümlemize inşallah

  • Halil İbrahim
    18 Haziran 2015 de 09:13

    Harika bir yazıydı Elinize yüreğinize sağlık.

  • hakkı
    18 Haziran 2015 de 11:01

    Valla çok haklısınız.ne diyeceğimi bilemedim.

  • suatsaygin
    19 Haziran 2015 de 18:54

    Orucu sadece mideye tutturmamak lazım. Dilin, gözün ve gönlün de orucu var. Allah, gönül orucu tutmayı nasip eylesin. Bir de Hz.Mevlana’nın oruçla ilgili sözleri var ki, orucun iç manasına ulaşmak için birebir. Kendi blogumda yazmıştım, ara ara okumadan edemiyorum.

  • Yeşeren Yaprak
    20 Haziran 2015 de 16:38

    Ramazan’ın asıl nedenini unutmamak ve o nedenlere uygun davranmak en zorlandığımız konulardan. Lakin zora kolay yoldan ulaşılmıyor 🙂

  • yolcu
    4 Temmuz 2015 de 22:21

    Kötü düşüncelerimizi, fiillerimizi bırakmadıkça, kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın c.c. hiçbir ihtiyacı yoktur.

  • Elanur
    27 Ağustos 2017 de 23:51

    Yine çok doğru yerlere değinmişsiniz hocam bize söyleyecek söz kalmamış ellerinize sağlık

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.