Telefon tamircisiyle çetin mücadelem


Bir gün gelip de böyle saçma bir şeyi bloguma taşıyarak okuyucularımla paylaşma gereği duyacağım hiç aklıma gelmezdi. Ama yapı olarak sıkıntısını içinde tutamayan birisiyim. Yakın bulduğumu birisine anlatıveririm. Artık varsın o düşünsün:)

Şaka bir yana, bu olay iyice canımı sıkmaya başladı. Daha dün esnaf-müşteri ilişkisinin güzelliğinden bahsetmişken bugün kaderde berbat bir esnaftan bahsetmek varmış.

Malumunuz yeni bir yere atandık. Kendi memleketimin sınırları içinde lakin şimdiye kadar hiç adımımı atmadığım bu yere alışmak için çok gayret sarf ediyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki buranın yerli halkı da kendi esnafından usanmış durumda. Ama hepsi mi acayip olur arkadaş!

Mesela geçtiğimiz hafta sonu ayakkabı almak için girdiğim ayakkabı mağazasında istediğim tarzda ayakkabı bulamadım. Tam çıkmak istiyorum, satıcı kadın “dur bi dakka” deyip dükkânı alt üst etti. Birkaç çeşit daha buldu çıkardı. Kırmızı renkli ayakkabı sevmediğimi söylesem de özellikle kızıl renkli bir ayakkabıyı “ben bundan çok sattım, al bunu” diye ısrarla satmaya çalıştı. Zaten onun da ayağıma uygun numarası çıkmadı. Ama ablamız yılmadı, bir küçük numarayı “zaman içinde açılır bu, bunu alıver” diye kakalamaya çabaladı. Kendimi mağazadan dışarıya nasıl attım bilmiyorum:)

Bu arada başka bir mağazada rastladığım minik olayı da anlatıvereyim: iki hanım topuklu, pudra renkli bir ayakkabıyı çok beğendiler. Birisi ayağına denedi bir türlü olmadı. Başka numarası olmadığı için ayakkabıcı pudra renkli farklı ayakkabılar getirdi. Ablamız hiçbirisini beğenmedi, yine ilk beğendiği pahalı ayakkabıyı ayağına olmadığı halde “ben bunu kalıba koydurur yine ayağıma uydururum” diyerek aldı gitti. Ağzım açık izledim olayı:) Eminim ki o hanım o ayakkabıyı diğerlerinden daha pahalı olduğu için aldı.

Neyse konumuza dönelim.

Bayram tatilinde ablamla telefonları değiştik. Dokunmatiği kullanamadığı için enişte ısrar etti. Ben de değiştirdim. Ekranı ve hoparlörü arızalı ama bunlar değişirse güzel telefon.

Kendi ilçemde arkadaşıma tamir ettirmeye fırsat bulamayınca buradaki telefon hastanesine getirdim. Adam eline aldı evirdi çevirdi, “ekranı arızalı, buraya bırak değiştirivereyim” dedi. “Başka telefonum yok” deyince, “iyi madem ben ekranı sipariş edeyim cumartesi telefonu getir değiştiririm” dedi. “Tamam abi sen sipariş et mutlaka, ben cumartesi kesin gelirim” diyerek dükkandan çıktım. Buraya kadar ne kadar normal değil mi?

Cumartesi sevinç içinde dükkana gittiğimde önce “şimdi bırak telefonu, bir saat sonra gel, belki ekranı bozuk değildir, boşuna masraf olmasın” dedi. Tamam diyerek telefonu bıraktım, bir saat sonra da gittiğimde neredeyse kavga edecektik. İşte bana söylediği cümleler:

-Telefonuna filan bakamadım.

-Sen bana ekran sipariş et demedin.

-Ben kesin geleceğini nerden bilecektim.

-Sen telefonu bırakıp gitmedin ki.

-Niye başka telefonun yok?

-Bu telefon zaten orijinal değil.

-Telefon burda 3-4 gün kalmazsa tamir edemem ki.

-Pazartesi kesin ekran gelir. Pazartesi gelmezse en geç salı günü teslim ederim.

Pazartesi gittiğimde ise:

-Ekran gelmedi, yarın 14.30-15.00 gibi uğra teslim edeyim.

Salı gittiğimde ise:

-Ekran hala gelmedi. Akşamüstü gelecek. Bugün mümkün değil teslim edemem. Yarın mutlaka yapar veririm.

Allah izin verirse bugün de gideceğim. Yine bir bahane bulursa telefonu tamir ettirmeden geri alacağım.

Kendi paranla rezil olmak dedikleri bu olsa gerek!

Dip not: Telefonunuz ne kadar akıllı olursa olsun, arızalanırsa ya garantiye gönderin ya da çöpe atın. Sakın ha tamircilere vermeyin. Telefon akıllı ama tamirciler hala akılsız.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Evet, nerede kalmıştık? başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

4 yorum

  • Reyhan
    15 Ekim 2014 de 09:20

    Sende de iyi sabır varmış 🙂 Ben olsam ilk mızmızlanmaya başladığı zaman o tamirciden vazgeçmiştim bile.

  • greateast
    15 Ekim 2014 de 22:10

    Tam manyağına denk gelmişsin aga. Hayırlısıyla biter inşallah. 🙂

  • Besparasiz
    15 Ekim 2014 de 22:37

    Umarım içerisindeki malzeme değişime uğramamıştır 🙂
    Böyle bir esnaf yüzünden pes etmeden 4 ay uğraştım ve sonunda zafer benim oldu 🙂

  • Pc Maps - Yazılım Seo Sosyal M
    16 Ekim 2014 de 15:29

    Bence akıllı telefon bozulunca direk çöpe atın yoksa cinnet geçirme nedeniniz olabilir:)

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.