Toplumumuza yerleşmiş yanlış düşünceler


Yüce milletimiz Müslüman olduktan sonra potansiyelini ortaya çıkartıp bütün dünyaya gücünü göstermiştir. Ancak bunun bedeli ağır olmakla kalmamış kurulan muazzam medeniyet içten ve dıştan yavaş yavaş yıkılmıştır. Düşmanlarımız bizi yıkabilmek için yine bizden olanları kullanmış, bunların zayıf karakterlerini maddi menfaatlerle besleyerek emellerine ulaşmıştır.

Bugün de son zamanlarda toplumumuzda etkisini sürdüren, doğru görünen ancak arkasında çok sinsi fikirler barındıran birkaç düşünceye değinmek istiyorum. Çünkü bu düşünceler kendini belli etmeden elma kemiren kurtçuklar gibi bir çoğumuzun iç dünyasını tahrip etmektedir.

Benim kalbim temiz

Bu artık iyice yaşlanmış ama hala bazılarımızda etkisini sürdürebilen bir kurtçuk. Adeta İslam’ın altıncı şartı gibi sürekli dillendirilen, “bakma benim namaz kılmadığıma, benim kalbim temiz” şeklinde lanse edilen bu fikir artık eskimiştir. Müslüman olduğunu iddia eden birisi bu sözü nasıl söyleyebilir? Bunu söyleyen kişi Peygamberimiz (s.a.v)’in bütün günahları affedildiği halde geceler boyu ayakları şişene kadar namaz kıldığını bilmiyorsa kör cahildir. Eğer bunu bildiği halde hala bu sözü kullanıyorsa “Peygamberimiz’in kalbinin temiz olmadığını” ima etmiş bulunuyor ki bu da imanını götürebilir.

Benim dedem de hoca

“Bakma benim böyle durduğuma, benim dedem de hoca” sözünü kimlerin ne niyetle söylediğini az çok çözdük artık. O arkadaşlara dip not olarak söyleyeyim; kıyamet günü herkes tek tek ve bizzat kendisi hesap verecek. Ayrıca her hocanın şefaat etme yetkisi de yok. Çünkü o gün bazı peygamberler bile gelip bizim Peygamberimiz’den şefaat isteyecek.

Örtünsün de nasıl örtünürse örtünsün

Bu daha yeni ortaya çıktı. Henüz fazla zihni etkilemiş değil. Ama giderek yayılıyor. Dinimiz hayatın her alanına müdahale ettiği, olması gerekenleri bildirdiği halde tek tip kıyafetle bizi sınırlamamıştır. Ancak Peygamberimiz hadisleriyle Müslümanların nasıl giyinmesi gerektiğine açıklık getirmiştir. Başörtünün nasıl olmayacağı, kıyafetin genişliği, kalınlığı gibi hususlar açık açık beyan edilmiştir. Buna rağmen dini kıyafetler bile bir şekilde modaya uydurulup çizgisinden saptırılmıştır. Eğer bunlara bir şey diyecek olursanız karşınıza “örtünsün de nasıl örtünürse örtünsün” düşüncesindekiler çıkmaktadır.

Diğer yandan başörtü takanlara günah yazılmıyormuş gibi başında örtüsüyle her türlü naneyi yiyen ve Rabbin’in emrine uyarak başını örtenlere laf getirenler türemiştir. Kısacası örtü üzerinden bile çeşitli oyunlar oynanmaktadır. Ben de diyorum ki “örtünecekse dinin emirlerine uygun örtünsün, laf getirmesin”.

Ama bu yılbaşı, noel değil ki

Bununla ilgili bir önceki yazımda infografik hazırladım. Bu cümleyi kuranlar sadece kendisini kandırıyor. Nasıl ki bu yazıdan sonra yılbaşı kutlayacak olanlar fikrinden caymayacak, bu cümleden sonra da yılbaşı kutlamayanlar kutlama isteği duymayacaktır. Bunu söyleyeni duyarsanız bilin ki minareyi çalmış kılıfını hazırlamaya çalışıyor.

Millet aya gidiyor, biz hala…

Bu cümle eğer dini bir mesele veya sohbet esnasında söyleniyorsa kurtçuktur. Diğer türlü haklı bir cümledir. Her ne kadar saçma sapan şeyleri hocalara sorarak adeta onların sabrını deneyenlere kızsam da, hemen fırlayıp “millet aya gidiyor biz hala kılla tüyle uğraşıyoruz” diyenlere daha çok kızıyorum. Çünkü bize ahirette aya gidip gitmediğimiz, marsa niye roket yollamadığımız sorulmayacak.

Ayrıca arkadaşım sen roket yaptın da seni Müslümanlar mı engelledi? Biz dinimizi yaşama çabasındayız, bunun için teferruatına giriyoruz. Sen bundan rahatsızsan kapat her şeyi git roketini tamamla. Söz veriyorum ilk ben destekleyeceğim seni!

Ha, sen koltuğuna gömülmüş ıvır zıvırla zaman öldürdüğün halde bizim bu konulara girmemiz sana abes geliyorsa bir zahmet iğneyi önce kendine batır.

İkramiye bana çıkarsa cami yaptıracağım

Hele şu günlerde bunu duymayan kalmaz. Kendince rüşvet teklif ediyor haşa. Sanki Rabbimizin senin haram paranla yapılmış camiye ihtiyacı varmış gibi. Mevlamız bütün yeryüzünü Müslümana mescit kılmıştır. Yeter ki o kişi ibadet yapmak istesin.

Normal zamanda cami yapımına hayır toplansa eli cebine gitmeyenlerin büyük ikramiye çıksın diye içten içe böyle dua etmesi ne kadar acayip!

Niyet önemli

Kullanıldığı yere göre anlam kazanan bir söz daha. Peygamberimizin “ameller niyete göredir” hadisi şerifini çarpıtıp yaptıkları kötü işlere kılıf yapanlardan Allah’a sığınıyorum.

Bu düşüncedekilere dip not olsun; evet niyet çok önemli ama temizlik yaparken idrar kullanılmaz. Pis olan şey niyetle temizlenmez.

Haram helal ver Allah’ım

Genelde geçim sıkıntısı çekenlerden duyarsınız bu sözü. Haramın zerresi bile boğazdan geçse 40 gün ibadetler kabul edilmez. Lütfen espri niyetine bile kullanmayalım.

İlla kullanacaksak; “yalnız helal ver Allah’ım, kulun helal yer Allah’ım” şeklinde tevil edelim.

Aradan aracıları çıkardım

Öyle sinsi öyle ince bir söz ki, anlamını bilmeden konuşanın imanı gidebilir. “Ben direkt Allah’a bağlandım, aracıları devreden çıkardım” diyen peygamberleri, evliyaları, Allah dostlarını inkar etmiş olur.

Be mübarek evine elektrik alırken niye doğrudan barajdaki ana trafolara bağlanmıyorsun? Ya da su çekerken niye incecik borular kullanıyorsun? Evine gelene kadar şebeke suyu kaç kişiye dağılıyor biliyorsun değil mi? Söylediğinin farkında ol.

Son söz olarak diyorum ki: Rabbim bu tarz “özünde kötü ama görünüşte iyi” düşüncelerden hepimizi muhafaza etsin.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Noel Ve Yılbaşı Farklı Şeyler Midir? başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

9 yorum

  • Halil İbrahim
    29 Aralık 2014 de 09:33

    Çok Güzel bir konuyu yazmışsınız yüreğinşze sağlık. Maalesef nereye gideceğini bilmeden bu tür lafları bir çoğumuz söylüyoruz Allah korusun insanın imanını kaybetme riski bile var.

  • Hakan ARSLAN
    29 Aralık 2014 de 18:14

    Çok haklı bir yazı olmuş, maalesef ben de bazen benzeri yanlışlara düşüyorum. İnşallah daha doğru yaşamayı başarabilirim ben de yazı tokat oldu bana biraz.

  • mustafa
    29 Aralık 2014 de 23:22

    çok anlamlı, çok manidar ve bir o kadar da doğru vede güzel buldum Cem kardeşim her zaman ki gibi Rabbim yüreğine, eline, aklına sağlık versin. Seni rızasından ayırmasın, müsaade edersen bu yazıyı paylaşmak istiyorum…Saygı, sevgi ve dua ile Allah’a Emnaet Ol.

  • Beraat
    5 Ocak 2015 de 14:19

    Böylesine derin bir konuyu eğlendirici bir şekilde meselenin ciddiyetini koruyarak yazmışsın çok güzel olmuş. 🙂

    • Aruchan
      Cem Baki
      5 Ocak 2015 de 23:33

      Teşekkür ederim. Elimden geleni yaptım işte:)

  • Birsorumolacak_04
    27 Şubat 2015 de 09:55

    Bence çok başarılı bir yazı olmuş.Artık zihnimize kazınan bu cümleleri kazımanın vakti geldi de geçiyor bile.Bizden sonraki neslin böyle yetişmesine izin vermemeliyiz bence.Onun için eğitim ŞART.

  • okuruz_01
    13 Mart 2015 de 12:25

    Evet maalesef toplumumuzda böyle düşünceler yaygın. Güzel bir konuya dikkat çekmişsin.
    Tebrikler

  • yuxel
    22 Ekim 2015 de 11:34

    Çok sağlam bir yazı olmuş. tebrikler. doğru noktalara değinmişsiniz. doğru noktalar ve doğru doz.

  • Elanur
    29 Ağustos 2017 de 19:25

    Hepsini cok güzel açıklamışsınız ellerinize sağlık ama ben yine en beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim ‘aradan aracıları çıkardım’ bu on numaraydı

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.