Türk’ün Teravihle İmtihanı


Geliyor, az kaldı falan derken Allah’ımıza hamdolsun bir Ramazan-ı Şerife daha kavuştuk. Rabbim mübarek ayı dolu dolu geçirmek nasip etsin. Hem oruç olmak hem de bu sıcakta köyde olmak çok zor oluyor. Bu yüzden bilgisayarımı bile açmak gelmiyor içimden. Bilgisayarı açmayınca yazı da yazamaz oldum. Bugün ne yazsam diye düşünürken teravih namazında yanımdaki amca bana ilham verdi:)

Ramazan ayının vaz geçilmezidir teravih namazları. Tutulan orucun ardından camide cemaatle kılınan teravihe, hep birlikte okunan salat-ı ümmiyelere doyum olmaz.

Ama teravih namazı bazıları için kabus olabiliyor maalesef. Özellikle de kilolu ve yaşlı kişiler için…

Hele de imam biraz hızlı kıldırdığı zaman o kişiler hem imama uyup hem tesbihleri yetiştirmek için inanılmaz çaba sarf ederler. Çoğu zaman nefes nefese kalırlar imamın arkasında.

Zaten her sene “jet imamlar” çıkıyor piyasaya. 7 dakikada teravih kıldırıp rekor kıranı görmüştüm geçmiş senelerde. Tabi o imama ne kadar “uyulur”, uyulursa namaz olur mu, bunları sormak gerek.

Köylerde cemaat ise az olur. Bir de Ramazan yaza denk gelince ertesi günü çalışmaya gidecek olan köylüler namazı çabuk kıldırsın diye imamı sıkıştırır durur.

Neyse sözü uzatmadan jet imamlar ve onlara uymaya çalışan cemaat hakkında 4 fıkra anlatıp noktamı koyayım:

1-      Köyün birinde zamane imamlarından birisi camiye gidip bakıyor hiç kimse yok. Kahveye gidip bakıyor bütün köy orada maç izleyecek. “Hadi teravih kılalım vakit geldi” diyor. Köylülerden birisi “hoca maç var otur sen de izle” diye cevap veriyor. Hoca soruyor “maç ne zaman?” “15 dakika sonra” diyorlar. “Hadi gelin, ben sizi maça yetiştiririm” diyor hoca. Köylüleri zorla ikna edip camiye getiriyor. Bir başlıyor namaza, yetişebilene aşk olsun. Namaz bitince saate bakıyorlar; maşa 5 dakika var. Hep birlikte kahveye gidip maçı izliyorlar:)

2-      Karadeniz’de imamın birisi teravihi çok hızlı kıldırınca cemaatten bir amca isyan ediyor; “hocam biraz yavaş kıldır, tesbihleri 3 değil 1 defa zor söylüyorum.” Hoca cevap veriyor; “sen yine 1 defa söylüyormuşsun, çoğu zaman ben onu da söyleyemiyorum” 🙂

3-      Son dönem divan şairlerinden Keçecizade İzzet Molla, bir davete katılmış. İftar yapılıp kahveler içilmiş. Kısa bir sohbetten sonra Fatih’te bir camiye teravih namazı kılmaya gitmişler.

İzzet Molla, iri yarı kilolu bir adam. İmam efendi de öyle hızlı kıldırıyormuş ki, şair nefes nefese kalmış. İmamın selam verdiği bir arada, elinde bir fenerle bir kişi “Eyvah, yetişemedim!” diye hayıflanarak camiye dalmış. İzzet Molla da canı burnunda , “Be adam!” demiş, biz içindeyken yetişemiyoruz, sen dışarıdan gelip nasıl yetişeceksin?” 🙂

4-      Ömründe hiç teravih namazı kılmamış olan bir Yörük, bir gün, caminin önünden geçerken, adamın birisi : Namaz vakti nereye gidiyorsun? demiş. Sen Müslüman değil misin?

Yörük ne desin? “Bari şu namazı kılıvereyim de öyle gideyim” diyerek camiye girmiş.                   Gelgelelim, aklı dışarıda, hayvanlarında. Üç beş rekat namaz kılmış, bakmış, biteceği yok. Dışarı çıkıp oğluna seslenmiş : -Oğlum, hayvanlara mukayyet ol. İmamla iş inada bindi.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Din Ticareti başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

7 yorum

  • vişnap
    24 Temmuz 2012 de 00:45

    Güzelmiş okuduklarım eline sağlık .

  • iphone aksesuar
    24 Temmuz 2012 de 06:35

    Elinize sağlık çok teşekkür ederim

  • harbi
    24 Temmuz 2012 de 08:24

    Zevkle okudum teşekkürler..

  • mehtap mehtap
    24 Temmuz 2012 de 12:12

    çok güzel olmuş..kalemine,yüreğine sağlık 🙂

  • Beraat
    26 Temmuz 2012 de 07:44

    😀 “İmamla iş inada bindi” en güzelleride buydu herhalde 😀 Emeğine sağlık. Güzel bir yazı olmuş 🙂

  • Mrcinz
    30 Temmuz 2013 de 18:59

    İlk ve son fıkra çok hoşuma gitti. Bu güzel paylaşım için teşekkürler…

  • hasan
    24 Şubat 2015 de 14:16

    “Oğlum, hayvanlara mukayyet ol. İmamla iş inada bindi.”
    bu sebeple hangi namaz kaç rekat bilmek lazım. Yoksa hoca bir tutar bırakmaz
    Teşekkürler bu yazı için

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.