Üç Siyah


Türkiye’de bir kaç kişi bir araya gelse selam bahsinden sonra ilk şunlardan birisi söylenir:

-Ne olacak bu ………… ‘in hali?

-Hay ben partiye oy verenin…

-Hiç din, iman kalmamış bu insanlarda

İster mahalle kahvesi, ister sosyal medya, isterse televizyon programı olsun bu pek değişmiyor.  Mevzu döner dolaşır ya siyasete ya spora ya da dini bir meseleye gelir.

En cahil olduğumuz konular olmasına rağmen herkes adeta bir siyasetçi, bir spor eleştirmeni, bir müftü kesilir. Başlar atıp tutmaya.

Hâlbuki ülkemiz henüz “partiye” oy verme seviyesini geçip milletvekilerini araştırarak ona göre oy verme seviyesine gelememiştir.

Spor deyince onlarca spor dalını bırakıp sadece futbol aklımıza gelir. Haftada iki gün maç oynanıp beş gün maç yorumu yapılan başka bir ülke var mıdır bilmiyorum.

Hele hele bu kadar Müslümanın yaşadığı ülkemizde dini bir konuda “kıyas” yaparak “hüküm” çıkarabilmek için isminin önünde Prof olması bile yeterli değildir.

Yine de birisi kendini tutamayıp bu konulardan biriyle ilgili bir söz söyler ve tartışma başlar. Peki, sonra ne olur? Mesela uzaaar gider. Ne elle tutulur bir sonuca varılır ne de taraflardan birisi “sen haklısın” diyerek tartışmaya son verir. Herkes kendine göre haklıdır. Herkesin tuttuğu takım, oy verdiği parti ve mensubu olduğu inanç sistemi en doğrusudur. Diğer insanlar da ona katılmalı ve “doğru yolu” bulmalıdır.

İşte bu nedenle internetteki bazı sitelerde siyaset, din ve spor konuşmak yasaklanmıştır. Gereksiz tartışmamak ve huzur ortamını bozmamak için görevliler böyle insanları o ortamdan uzak tutar. Gözlemlediğim kadarıyla çok da doğru bir harekettir bu. Çünkü bu konulara girilmeyen ortamlarda muhabbetler daha samimidir.

Ben de bu yüzden yıllar önce fanatiği olduğum takımı bırakıp sporun her dalıyla ilgilenmeye başladım. Hiçbir parti ve milletvekili kafama yatmadığı için henüz oy bile kullanmadım. Son olarak da inançlarıma saldırı olmadığı sürece herkesin inancına saygı göstermeye gayret ettim.

Faydasını gördüm mü? Hem de acayip şekilde:)

Doktorlarımız beden sağlığımız için üç beyazdan (tuz, şeker, un) uzak durmamız gerektiğini söylüyor yıllardır. Ben de toplum sağlığımızın bozulmaması için üç siyahtan uzak durmanızı (daha doğrusu bu üç mevzuda tartışmaktan uzak durmanızı) tavsiye ediyorum: Siyaset, Spor, Din.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Ah İstanbul! başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Kaktüs İnsanlar

Vedalar Üzerine

12 yorum

  • birhan
    27 Mayıs 2012 de 09:52

    güzel olmuş:) emeğine sağlık:)

  • nursen
    27 Mayıs 2012 de 13:55

    sonuna kadar katılıyorum bu üçlüye

  • sanem
    27 Mayıs 2012 de 14:12

    Çok güzel yazmışsın emeğine sağlık:)

  • mine
    27 Mayıs 2012 de 14:35

    SSD ,yani siyaset,spor ve din .Farklı takıma gönül vermiş ,yada farklı partiye mensup ya da dini konularda farklı düşüncelere sahip insanların tartışması kadar doğal bir şey yoktur.Sadece bu üçlü içinde geçerli değildir tartışmalar.Görüş ayrılığında olduğumuz her konuda tartışabiliriz.Ama tartışabiliriz ,kavga demiyorum .Lakin ;Yazar arkadaşımızın söylediği gibi bilgimiz olmayan konularda tartışmak ise malesef bizleri kavgadan başka bir yere götürmez.Tartışalım ama tartışırken neyi tartıştığımızın farkında olarak tartışalım.
    İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli fark konuşma yeteneğidir.Konuşmadan nasıl doğru bulunabilirki ,tartışa tartışa orta yolu bulabilmek güzeldir.Ama,bazen sarf edilen sözcükler, bazen de kullanılan ses tonu ya da beden dili yanlış mesajlar ileterek iletişimi bozmaktadır. İnsan beyni konuşma yeteneğimizin iki buçuk hızlı algılama ve düşünme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle söylenen sözcüklerin ne ifade ettiğinden çok, neden söylendiğini ya da ne kastedilmek istendiğini araştırır. Tartışma ortamlarında ise konuşma yapanın ilk izlenimi, ya da onu daha önce tanıyorsak onunla ilgili olumlu ya da olumsuz düşüncelerimiz aklımıza gelir. Açıkçası dinlerken ön yargılar geliştirmeye başlarız.Kavgaya dönüşmeyen sağlıklı bir tartışma yapabilmek için öncelikle önyargılarımız dan kurtulmalıyız.Böyle hassas bir konuya yer vermiş olman güzel ,teşekkür ederim.Haydi tartışalım 🙂

  • Ayşegül
    27 Mayıs 2012 de 16:45

    Yazdıklarının çoğuna katılıyorum aslında…Bir ilkokul hocamın sıkça söylediği bir söz aklıma kazınmış, “Biliyorsan söyle alim sansınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar” ne kadar da doğru. Ne çok atıp tutar ve bundan zevk alır hale geldik. Sorgulamak tartışmak çok çok önemli onlar olmadan olursa zaten düşünmemiş, düşünme yeteneğimizi köreltmiş oluruz. Ama ne üzerine konuşuyoruz, ne tartışıyoruz, bir yerden mi bakıyoruz her yerden mi bakmaya çalışıyoruz bu çok önemli…Uzak durmak değilde adam gibi öğrenmek anlamak lazım aslında.
    Emeğine, kalemine sağlık…

  • nisa
    28 Mayıs 2012 de 16:54

    Bende katılıyorum ancak bu sohbet konuları çoğunlukla erkeklerin tartışma hatta kavga konusu oluyor.Bayanların üçlüsü ise bence Diyet, Moda ve yemek tarifleri.Bunlarda da çok kavgaya tutuştuklarını görmedim.Genelde bayanlar bu konularda tecrübe ve bilgilerini paylaşıyorlar.Faydalıda oluyor diye düşünüyorum. Gelelim din,siyaset,spor bermuda şeytan üçlüsüne gerçekten hemen kavgaya ve tahammülsüzlüğe yol açabilecek konular çünkü bu üçü de insanların hassas noktaları bilhassa da erkeklerin.Sanıyorum bilmiş görünmek ya da geçinmek daha çok erkeklerin zaafı.Bilseler de bilmeseler de illede bir fikirleri bir yorumları olacak bu gereksiz alışkanlıkları toplumda küçük-büyük kaoslara yol açıyor tabi.Spor siyaset neyse de dini konuların bu kadar tartışma konusu olması gerçekten acı çünkü kaynak belli ve sağlam.Hadis belli ayet belli.Kuran sünnet belli.Din şimdi şuan keşfedilmedi yeniden de yazılmıyor.Yani bu kadar tartışılacak bir şey yok ortada.Sünnete uygun yaşamaya çalışmak ve şüphelilerden de uzak durmak bence en iyi çözüm.Fazla kafa karıştırmaya gerek yok.Şeytan vesveseleri ile fazlasıyla karıştırmaya çalışıyor zaten. Yorumumun başı biraz erkek- kadın farklılıkları gibi oldu. Ama benim gözlemlerim bu yönde. 🙂

  • Müşerref Özdaş
    29 Mayıs 2012 de 21:26

    Tartışma adabını bilmediğimiz gibi genelde bir sonu da olmaz. Tabi ki dinlemeyi de bilemeyiz…

  • Reyhan
    7 Temmuz 2013 de 01:02

    Çok güzel bir yere değinmişsin,çok güzel olmuş,kesinlikle katılıyorum 🙂 Bu konularda konuşunca sadece zaman doldurulmuş oluyor,yoksa bir sonuca vardıkları yok.

  • selim şahin
    11 Ekim 2014 de 12:49

    güzel yazı sana katılıyorum bizim millet olarak her şeyle ilgili görüşümüz var herşeyi biliriz ama hiçbir şeyi bilmiyoruz malesef.Çünkü okumuyoruz

  • süleyman
    23 Şubat 2015 de 16:53

    Bu üç siyahta tartışma olur ama ehil kişiler bu tartışmayı yaparsa olur. Yoksa kendini bu konularda uzman zannedenler tartışmaya katılırsa şu anda olduğu gibi 7-8 yaşındaki çocuklarda olduğu gibi sürekli bir kavga olur.Sonunda da İşin cılkı çıkar.
    Küçük çocuklara veya ergenlere göre herşey kendilere göre doğruysa, tartışma veya kısıtlama mümküm olmasın isterler…..

  • yasemin paklacı
    5 Mart 2015 de 10:11

    En güzelini yapmaya başlamışsınız. Suya sabuna dokunmamak ama tam larak da gündemden kopmamak gerek 🙂

  • yuxel
    22 Ekim 2015 de 11:25

    Siyaset konusunda yerden göğe kadar haklısın. spor konusunda da abartıya kaçılıyor evet ama. din konusunda düşünmen lazım. zaten konuşulduğunu ben görmedim. faydasını gördüm demişsin. bu konudada çok çok haklısın bende aynını yaşıyorum. herkes tarafından sevilmek için saygı şart. Ama bu saygıyı da farklı şekilde anlayanlar anlatanlar oluyor o başka.

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.