Yaşayan Değerlerimiz


Daha önceki yazılarımda köyümüzdeki kaybolan değerlerimizi bildiğim ve hatırlayabildiğim kadarıyla yazmaya çalıştım. Şimdi ise köyümüzde hala devam eden, yaşayan değerlerimizden bahsetmek istiyorum:

Mevlid Okutma

Köyümüzde en sık rastlanan âdetimiz budur. Üzücü veya sevinçli haber aldığımızda, kandil gecelerinde, bayram gecelerinde ve asker uğurlamalarında mevlid okutulur. Üzücü ya da sevindirici haber alınınca bu mevlidler evde okunur ve köylü davet edilerek yemek yedirilir.

Mübarek gecelerde okunan mevlid ise camide okunur ve sonrasında lokum, bisküvi, gofret gibi şeyler dağıtılır.

Kabir Ziyareti

Özellikle arefe günleri ikindi namazından sonra hep birlikte kabir ziyareti yapılır. Herkes ne biliyorsa geçmişlerinin ruhuna okur ve hediye eder.

Doğduya Gitmek

Köyde genç nüfus neredeyse hiç kalmadığı için bu güzel âdetimiz de yok olmak üzere. Yeni doğan bir bebeği görmek üzere imkânlar ölçüsünde bir şeyler alınır ve ziyarete gidilir.

Başsağlığına Gitmek

Köyümüzde sadece yaşlı nüfus var ve vadesi dolan vefat ediyor. Cenaze çıkan eve ilk üç gün içerisinde başsağlığı ziyareti yapılır. Giderken de eli boş gidilmez elbette.

Bayramlaşma

Çocuk fazla olmayınca bizim çocukluğumuzdaki gibi ev ev dolaşıp bayramlaşma pek yapılmamakta. Ama nadir de olsa çocuklar bazen bayramlaşmaya gelebiliyor.

Sadece çocuklar değil büyükler de bayram günleri gidebildiği kişilere bayramlaşmaya gitmektedir.

Ölünün Ardından Hayır Dağıtmak

Sık rastladığımız adetlerden birisidir. Vefat edenin ardından geriye kalan akrabaları; ilk Cuma günü, 40. gecesi ve 52. gecesi imkânlar ölçüsünde hayır dağıtmaktadır.

Eve Asker Davet Etmek

Köyün gençleri çoğunlukla İstanbul’da ikamet ediyor ve askere de oradan gidiyor. Ancak ara sıra da olsa bazı aileler çocuklarını köyden askere uğurlamakta.

Böyle durumlarda da başta askerin akrabaları olmak üzere bazı kişileri askeri eve davet edip yemek yedirir ve cebine harçlık koyar.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Türk Yapımı Sosyal Ağlar – 7. Güncelleme başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

2 yorum

  • byrm35
    1 Haziran 2013 de 19:17

    sayın editör bize de doğduya geleceksiniz değil mi?yarımlığı unutmayalım ama:))))

  • Elanur
    27 Ağustos 2017 de 11:01

    Ellerinize sağlık

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.