Yastayım Bugün


Hiç tanımadığım, duymadığım, görmediğim bir kız çocuğu için; Şenay Aybüke Yalçın için yastayım. Gözlerim dolu dolu, yüreğim buruk. Daha yeni öğretmen olmuş gencecik bir öğretmen tam da karne günü Allah’ın belası terörün kör kurşunlarına hedef oldu.

11 Ekim 2016 günü “öğretmen oldum ben” yazmış sosyal medya hesabına. Daha 22 yaşındaymış. Batman Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde müzik öğretmeni olmuş dokuz ay önce. Ve son gün, tam da ilk karnesini vereceği gün şehit edildi.

“Yoldan geçen bir öğretmen öldü” yazan kokuşmuş medya farelerine inat, eğitim şehidimize ağlıyorum. Sıradan birisi, yoldan geçen herhangi birisi değildi o çünkü. Bir öğretmendi, tazecik bir öğretmen…

Ne emekler vermişti öğretmen olabilmek için kim bilir; kaç gecesini gündüzüne katmıştı, kaç gün sabırla beklemişti atanmayı…

Atanınca sevinçle “öğretmen oldum ben” yazıvermişti. Yazmıştı yazmasına ama ecel onu beklemişti Batman’da. Ecel “kırmızı yazmalı kızı” beklemişti aylarca. Tam da karne günü aldı onu bizden.

Bir de türkü bırakmıştı bize Şenay öğretmen; “beni öldürende yoktur din iman” diyordu yanık sesiyle.

Yok öğretmenim yok, seni ve senin gibi yüzlerce eşsiz öğretmeni şehit edenlerde din, iman yok emin ol.

Beni daha da yaralayan şey ise bir sonraki atamada Şenay öğretmenimizin kadrosu boşalacak, yerine başka bir gencimiz gidecek. Yepyeni hayaller, yepyeni umutlarla dolu başka bir öğretmenimiz.

Peki ya Şenay öğretmen? Bir sayı haline dönüşecek ve unutulup gidecek belki de… Batman’daki boş kadro sayıları arasında bir sayı haline gelecek birkaç ay sonra. Peki o boşluk dolacak mı? Bir anne babasına sormak lazım kızlarının boşluğu dolacak mı diye.

Karne gününün duygusallığı mı, baba olmanın duygusallığı mı bilmiyorum ama dünden beri gözyaşı akıtıyorum ben Şenay öğretmen için. Bari ilk karnesini verebilseydi diyorum içten içe. O kadarcık müsaade edilseydi… Ama olmaz ki, ecel geldi mi bir saniye bile oynamaz.

Oynamadı da; tek suçu oradan geçmek olan masum bir öğretmeni aldı götürdü bizden.

Tek tesellim ise insanların duyarsız kalmayışı, gece boyu sosyal medyada da olsa öğretmenimizin konuşulmuş olması. Çünkü şehitlerimiz, birilerinin hapisten çıkışı kadar konuşulmuyor sosyal alemde.

Unutmak insanın doğasında var biliyorum. Bir öğretmenin vefatının başka bir öğretmen adayının umudu olduğunun da farkındayım. Hayatın böyle bir düzen içinde devam ettiğinin bilincindeyim.

Ama en azından görev yaptığı okula onun adı verilsin ki yıllarca ismi anılsın, zaman zaman hatırlansın istiyorum. Ne olur bu defa olsun biraz fazla bahsedilsin Allah’ın cezası terörün bizden alıp götürdüklerinden.

Allah öğretmenimize rahmet etsin.

Ve Anne baba:

Biz doğuda görev yaparken neler hissettiğinizi bir nebze olsun anlıyorum. Anlıyorum…

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Yılların Sevgisizi başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Aruchan

Henüz yeni dünyaya geldim. Gelir gelmez de babam tarafından bu blogun başına geçirildim. Daha dişim çıkmamış, altıma ediyorum ama blog yazacağım, yok artık! Hemen cennetmekan dedem Fatih Sultan Mehmet Han gibi babama dönüp “eğer blog seninse blogunu yazmaya devam et, yok eğer blog benimse emrediyorum blogu sen yazacaksın” dedim ve uyumaya devam ettim. Çünkü büyüyüp buraları devralmak için uyumam gerek.

Bunları da sevebilirsin

Yorum Bırakabilirsiniz

google+ ta takip et!

instagramda takip et!

Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.